Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/4582 E. 2009/769 K. 13.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4582
KARAR NO : 2009/769
KARAR TARİHİ : 13.02.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, maddi tazminatın tahsili istemiyle açılmış, mahkemece, davalı kooperatif hakkındaki davanın husumet yönünden; davalı şirket hakkındaki davanın ise, zamanaşımı süresinin dolmuş olması gerekçesiyle reddedilmiş ve verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacının, davalı şirket ile tarihsiz ve adi yazılı şekilde yapıldığını ileri sürdüğü sözleşmeye dayalı olarak açmış olduğu davasında; bu sözleşme uyarınca, davalı şirketin yüklendiği edimini ifa etmemesi sebebiyle 50.000,00 TL (YTL) maddi tazminatın davalı şirketten tahsilini istediği anlaşılmaktadır. Davaya dayanak alınan sözleşme; yüklenici sıfatıyla davalı şirketin ticari ünvanını içerir kaşesi basılmak suretiyle temsile yetkilisi tarafından; davacı tarafından ise, iş sahibi sıfatlarıyla imzalanmıştır. Bu sözleşme, Borçlar Kanunu’nun 355. maddesi gereğince, niteliğince bir “eser” sözleşmesidir. Ancak, davalı şirket vekilince sözleşme inkâr edilmektedir.
Borçlar Kanunu’nun 126/IV. maddesi gereğince eser sözleşmesinden doğan bütün davalara kural olarak beş yıllık zamanaşımı uygulanır. Ne var ki, anılan yasa hükmünde açıklandığı üzere, yüklenicinin bile bile ağır kusuru ile sözleşmeyi hiç veya gereği gibi yerine getirmemesi, özellikle çürük gereç kullanması veya çürük iş meydana getirmesi yüzünden açılacak davalara, Borçlar Kanunu’nun 125. maddesi hükmü uygulanır ve zamanaşımı süresi 10 yıldır. Borçlar Kanunu’nun 128. maddesi gereğince de zamanaşımı süresi, alacağın istenebilir olduğu tarihten itibaren başlar.
Yanlar arasındaki sözleşmenin fesih olunmadığı ve sözleşme ile yüklenilen edimin yüklenici tarafından ifa olunmaması sebebiyle maddi zararın giderilmesi istendiğine göre, Borçlar Kanunu’nun 126/IV. maddesinde öngörülen zamanaşımı süresinin başladığında ve dolayısıyla 5 yıllık sürenin geçmiş olduğundan sözedilemez. O halde, davalı şirket hakkındaki davada uyuşmazlığın esasına girilip sözleşmenin bağlayıcı olup olmadığı araştırılarak varılacak sonuca göre uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerekirken mahkemece, davanın zamanaşımının dolması sebebiyle reddine karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bendde belirtilen nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2.) bendde açıklanan sebeplerle diğer temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 13.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.