YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4594
KARAR NO : 2009/4754
KARAR TARİHİ : 16.09.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ise de davetiye masrafı bulunmadığından duruşma isteğinin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 26.01.2001 tarihli sözleşmeden kaynaklanmış olup, davacı tarafından servis ücreti olarak ödenen 1.164.663,00 TL’nin davalıdan tahsili talep ve dava edilmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece yargılama aşamasında iki ayrı rapor alınarak; TÜPRAŞ’ın yakıt fiyatını ve servis ücretini ayrı ayrı faturalandırdığı dönem için talepte bulunulamayacağı, TÜPRAŞ’ın servis ücretini yakıt fiyatına dahil ederek faturalandırdığı dönem için ise davanın kabulüne karar verilmiştir. Yanlar arasındaki sözleşmeye ve protokollere göre davacının yap-işlet-devret modeliyle inşa ettiği bu tesisin işletmeye alınmasından sonra dolar bazında aylık kira ve yine yakıt ücretini bedel olarak tahsil etmesi kararlaştırılmıştır. Yakıt ücreti, tesise en yakın kamu kuruluşunun depo çıkış fiyatı olarak sözleşmede belirtilmiş iken 29.07.2002 tarihinde imzalanan protokolde rafineri çıkış fiyatının uygulanacağı kabul edilmiştir. Mahkemece TÜPRAŞ’dan alınan cevabi yazıda; TÜPRAŞ’ın depo fiyatı adı altında bir uygulama yapmadığı, fiyatı rafineri çıkışı olarak belirlediği ve 01.08.2002’den önce servis ücreti adı altında bir tahsilatın yapılmadığı, bu tarihten itibaren servis ücretinin yakıt fiyatından ayrı faturalandırıldığı, bilahare yakıt fiyatına dahil edildiği belirtilmiştir. Gerek sözleşme ve gerekse protokol dikkate alındığında yanlar arasında davacının TÜPRAŞ’aödeyeceği yakıt ve servis ücretinin bedel olarak tahsili gerektiği sonucuna varılmaktadır. O halde davacının servis ücreti adı altında ödediği tüm bedeli tahsile haklı olduğu kabul edilmelidir. Bu nedenle mahkemenin davayı kısmen kabulü doğru olmamıştır.
Öte yandan, davalı savunmasında ve rapora itirazında katsayı uygulamalarının yanlış yapıldığından dolayı alacak miktarına itiraz etmiştir. Her ne kadar ikinci bilirkişi raporunda katsayı uygulamasında hata bulunmadığı açıklanmış ise de mahkemenin aldığı ilk rapor muhasebeci ve hukukçu bilirkişinin görüşüne, ikinci rapor ise bir hukukçu ile teknik elemanın görüşüne dayanmaktadır. Bu durumda ilk bilirkişi heyeti usulüne uygun biçimde teşkil edilmediğinden mahkemece ikisi teknik bilirkişi ve birisi de hukukçudan seçilecek yeni bir bilirkişi kurulu oluşturularak davalının katsayı uygulamasına ilişkin itirazları değerlendirilip ve davacının ödediği servis ücretlerini alabileceği esasından hareketle belirlenecek miktarın tahsiline karar verilmelidir.
Mahkemece bu hususlar üzerinden durulmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın taraflar yararına bozulması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda birinci bendde açıklanan sebeplerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent uyarınca kabulüyle hükmün temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 16.09.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.