Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/4832 E. 2009/5195 K. 09.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4832
KARAR NO : 2009/5195
KARAR TARİHİ : 09.10.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Taraflar arasındaki uyuşmazlık 17.08.2004 tarihli … Yenimahalle İlçesi, … Mahallesinde kain ve imarın 16142 Ada 1 ve 2 parselinde kayıtlı bulunan arsa üzerinde iş merkezi inşa etmek koşuluyla imzalanan yapım sözleşmesinden kaynaklanmıştır. Davacı arsa sahiplerince açılan davada inşaata dava tarihine kadar başlanılmadığı ileri sürülerek temerrüt nedeniyle akdîn feshi ile şimdilik 1.000,00 TL. alacağın davalıdan tahsili talep ve dava edilmiştir.
Davalı cevabında; Belediyedeki ve diğer kurumlardaki idari işlemlerden kaynaklanan sebeplerle dava tarihi itibariyle inşaatın ruhsat alımına uygun hale gelmediğini belirterek davanın reddini istemiş, mahkemece davanın kabulüne, sözleşmenin feshine tazminat isteminin reddine dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
İnşaat yapımı; kamu düzeni ile ilgili olup, imar mevzuatı gereğince öncelikle inşaat yapılacak yerin imara açılması ve yetkili makamlarca inşaat yapım izni verilmesine yeni ruhsat alımına bağlıdır. Tüm dosyadaki belgeler incelendiğinde dava tarihinde bile inşaat yapılacak arsanın yapıma uygun hale gelmediği Belediyece mahkemeye yazılan yazılar, imarla ilgili olarak idare mahkemelerine açılan davalardan anlaşılmaktadır. Davalı yüklenicinin ruhsat alınamayan bir yere kaçak olarak inşaata başlaması mümkün bulunmadığından inşaatın, ruhsat alınabileceği tarihe kadar geçen süredeki gecikmelerden tarafların sorumlu tutulmaları mümkün değildir. Mahkemece, sözleşmenin yapıldığı tarih itibariyle imkansızlık bulunduğundan bahisle sözleşmenin feshine karar verilmiştir.
Oysa bu imkansızlığın geçici olduğu ve daha sonra inşaatın imara açıldığı belirgindir. Sözleşmenin imzalandığı tarih ile imkansızlığın ortadan kalktığı tarihler arasında geçen süre dikkate alındığından bu sürenin taraflarca katlanılabilir makul bir süre olduğu kabul edilmelidir. Bu nedenle mahkemenin başlangıçta imkansızlık olduğuna dair gerekçesinde isabet yoktur.
Nevar ki yeni oluşan imar durumuna göre sözleşmede kabul edilen yapım şeklinin mümkün olup olmadığı, yani sözleşmede kararlaştırılan yapım şekline göre tarafların hak ve alacaklarının yeni imar durumuna göre yapılacak inşaatta haklarını ne derecede etkileyeceği hususu da incelenmiş değildir. Bu nedenle mahkemece bilirkişiden alınacak bir raporla, sözleşmedeki yapım şekliyle imar durumundaki yapım şekli karşılaştırılıp, tarafların hak ve menfaati de gözetilerek akdin devamında yanların yararları olup olmadığı değerlendirilerek dava sonuçlandırılmalıdır.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile davanın kısmen kabulü ve sözleşmenin feshine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı şirket yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 53,20 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 09.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.