Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/4920 E. 2008/7613 K. 24.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4920
KARAR NO : 2008/7613
KARAR TARİHİ : 24.12.2008

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –

Davacı iş sahibi tarafından açılan asıl davada müfettiş incelemesi sonucu düzenlenen rapora dayanılarak yükleniciye fazla ödeme yapıldığı iddiası ile 7.496.227.198 TL.nin tahsili talep edilmiş, davalı yüklenici tarafından açılan ve asıl dava ile birleştirilen davada ise 26 milyar TL alacak ile 30 milyar TL manevi tazminatın tahsili talep edilmiş, mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ve birleşen davanın davacısı yüklenicinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı ve birleşen davanın davalısı iş sahibinin temyiz itirazlarına gelince; davalı ve birleşen davanın davacısı yüklenici, sözleşme ile yüklendiği işi tamamlayarak iş sahibine teslim etmiş ve bu konuda taraflarca en son 20.08.1998 tarihinde 23 numaralı kesin hakediş raporu düzenlenmiş, yapılan hesap sonucu yüklenicinin iş sahibine 1.555.419.731 TL. borçlu olduğu tesbit edilmiş, anılan borç tutarı da 03.12.1999 tarihinde tahsil edilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmeye göre, Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi sözleşme eki olup bu şartname HUMK’nın 287. maddesi uyarınca delil sözleşmesi niteliğindedir. Hal böyle olduğu halde yüklenicinin Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesinin 40. maddesine uygun şekilde kesin hakedişe itiraz etmediği ve bu suretle ortaya çıkarılan kesin hesabı kabul ettiği açıktır. Bu durumda artık sözleşme konusu işten dolayı alacaklı olduğunu ileri sürmesi ve açtığı birleşen davanın dinlenebilmesi mümkün değildir.
Kabule göre de, mahkemece düzenlettirilen ve hükme esas alınan 24.10.2005 günlü bilirkişi raporu, sözleşme ve ekleri çerçevesinde yapılan bir değerlendirmeyi içermediği gibi Yargıtay denetimine de elverişli bulunmadığından bu rapor doğrultusunda hükme varılması da doğru olmamıştır.
Bu itibarla yüklenici tarafından açılan ve birleştirilen davanın reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunduğundan bozmayı gerektirmiştir.
Bunun yanında davacı iş sahibi tarafından açılan asıl davada yükleniciye yapılan fazla ödemenin tahsili talep edilmiştir. Talep esas olarak verilen müfettiş raporuna dayalıdır. Taraflar arasındaki sözleşmenin 39. maddesinde ise, iş sahibince yükleniciye yapılan fazla ödemelerin her zaman geri alınabileceği kararlaştırılmış bulunmaktadır. Bu durumda uyuşmazlık konusu hakkında uzmanlığı olan kişilerden oluşturulacak bilirkişi heyetine gerektiğinde mahallinde keşif de yapılmak suretiyle, 25.04.2000 tarihli soruşturma raporunda yer alan ve fazla ödemeye esas teşkil ettiği ileri sürülen kalemlerin her biri hakkında sözleşme ve tüm ekleri çerçevesinde inceleme yaptırılması ve bu kalemlerin her biri için kabul ve red sebepleri açıklattırılarak alınacak raporun denetimi de yapıldıktan sonra olaşacak sonuç çerçevesinde asıl dava hakkında bir karar verilmesi gerekirken belirtilen yönler nazara alınmaksızın eksik inceleme ile hükme varılması yerinde görülmemiş, kararın belirtilen bu sebeple de bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bentte açıklanan nedenlerle davalı ve birleşen davanın davacısı yüklenicinin bütün temyiz itirazlarının reddine, (2.) bent uyarınca hükmün davacı ve birleşen davanın davalısı iş sahibi yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacı-k.davalı PTT Genel Müdürlüğü’ne, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı-k.davacı …’ya geri verilmesine, 24.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.