Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/4959 E. 2009/682 K. 10.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4959
KARAR NO : 2009/682
KARAR TARİHİ : 10.02.2009

Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava İİK’nın 67. maddesine dayalı olarak açılmış, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiştir. Mahkemece yanlar arasında görülen menfi tesbit davasında davacının alacaklı bulunmadığı hususunun kesinleştiği gerekçesiyle davanın reddine ve davalı yararına %40 tazminata hükmedilmiştir. Karar davacı vekilince temyiz edilmektedir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davanın hukuki dayanağını İcra İflas Kanunu 67/II. maddesi oluşturmaktadır. Buna göre takibinde haksız ve kötü niyetli görülmesi halinde davacı alacaklı diğer tarafın talebi üzerine %40’tan aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilir. Mahkemece menfi tesbit davası dayanak yapılarak %40 tazminata hükmedilmiş ise de eldeki dava menfi tesbit davasının devamı sırasında açılmış olduğu gibi borçlunun itirazı üzerine takibin devam edebilmesi bakımından davacı alacaklının bir yıllık süre içinde itirazın iptâli davası açması zorunludur. Aksi takdirde itirazın iptâli davası açma imkânı kalmayacağından davanın açılmasında hukukî yararı bulunmaktadır. Bu nedenle takibin kötü niyetle yapıldığı kabul edilemeyeceğinden mahkemece davalının tazminat isteminin reddi yerine kabulü doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekmekte ise de düşülen bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bendde yazılı nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine; 2. bent uyarınca kabulü ile hükmün 1. fıkrasındaki “Davacı kötü niyetli olarak takip talebinde bulunduğundan asıl alacağın %40’ı oranında 746,00 YTL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine” cümlesinin karardan çıkarılmasına, yerine “Davalının kötü niyet tazminatı istemi yerinde görülmediğinden reddine” cümlesinin yazılmasına ve kararın değişik bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 10.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.