Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/497 E. 2008/3858 K. 10.06.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/497
KARAR NO : 2008/3858
KARAR TARİHİ : 10.06.2008

Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir. Mahkemece itirazın iptaline, icra inkâr tazminatı talebinin reddine dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Dosya kapsamına göre yanlar arasında eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu sabit olmakla birlikte gerek işin niteliği gerekse iş bedelinin kararlaştırıldığı yazılı bir sözleşme bulunmadığı gibi, taraflar bedel konusunda da anlaşamamışlardır. Önceden kararlaştırılmış bedel bulunmayan hallerde bunun tutarının BK’nın 366. maddesi hükmünce yapıldığı yıl mahalli rayiçlerine göre saptanması gerekir.
Bu durumda mahkemece keşifte hazır bulunan ve hükme esas raporu veren bilirkişiden alınacak ek raporla işin yapıldığı 2005 yılı mahalli piyasa rayiçlerine göre iş bedeli konusunda ek rapor alınıp değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi yerine, yanlış değerlendirme ile bayındırlık birim fiyatlarına göre hesaplama yapan bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Öte yandan bir alacağa temerrüt faizi uygulanabilmesi için muaccel olması yeterli olmayıp alacaklının yöntemine uygun ihtarı ile borçlunun “temerrüde” düşürülmesi zorunludur (BK madde 101). Eldeki davada, davalının takipten önce temerrüde düşürüldüğü ileri sürülüp kanıtlanamadığından işlemiş faiz isteminin reddi gerekirken işlemiş faizi de kapsayacak şekilde itirazın iptaline karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Belirtilen sebeplerle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bentte yazılı nedenlerle davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2.) bent gereğince kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 10.06.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.