Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/5001 E. 2009/1680 K. 24.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5001
KARAR NO : 2009/1680
KARAR TARİHİ : 24.03.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibinin, davalının itirazı üzerine durması nedeniyle itirazın iptâli, icra takibinin devamı, icra inkâr tazminatı istemleriyle açılmış, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı İcra Müdürlüğü’ne verdiği itiraz dilekçesinde borcu kabul etmediğini, davacıya herhangi bir borcu olmadığını bildirmiştir. Yargılama sırasında davalı vekili tarafından aynı savunmalar tekrarlanmış, müvekkili davalının yaptırdığı ev imalâtını Özkan Uysal isimli yükleniciye malzeme ve işçilik dahil olmak üzere verdiğini beyan ederek, inşaat sözleşmesini dosyaya sunmuştur.
Dosyada bulunan hazır beton sevk irsaliyelerinden, hazır betonların … isimli şahsın imzasına teslim edildiği belirlenmiştir. Davalı vekili delillerini bildirdiği dilekçesinde müvekkilinin ev inşaatını yaptırdığı yüklenicinin adının . … olduğunu bildirmiştir.
Davaya konu teşkil eden miktar dikkate alındığında HUMK’nın 288. maddesi uyarınca akdî ilişkinin yazılı belgeyle kanıtlanması zorunludur. Davacı şirket davalıyla akdî ilişkileri olduğunu yazılı belge ile kanıtlayamamıştır. Dosyaya konulan inşaat sözleşmesi ve sevk irsaliyelerinde …’ın teslim alan olarak adının yazılı olması davalının savunmalarını doğrular niteliktedir. Bu belgelerin değerlendirilmesi sonucunda davacı şirketin davalının evine hazır betonu yüklenici … ile yaptığı anlaşma sonucu döktüğü sonucuna varılmaktadır. Bu durumda taraflar arasında akdî ilişkinin varlığı yazılı belge ile kanıtlanamadığı halde, davalının sebepsiz zenginleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yapılacak iş, davacı vekili dava dilekçesinde “her türlü delil” ibaresini kullanmak suretiyle yemin deliline de dayandığından, akdî ilişkinin varlığı konusunda davacı tarafın davalıya yemin teklif etme hakkının bulunduğunun hatırlatılmasından ve sonucuna göre değerlendirme yapılıp karar verilmesinden ibarettir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 24.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.