YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5077
KARAR NO : 2009/3490
KARAR TARİHİ : 11.06.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm davacı …. ile davalılar …. İnş. Tes. A.Ş, … vekillerince temyiz edilmiş, davacı …. vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili avukat …, davalılar … vs. Vekili avukat …, davalı … vekili avukat …., davalı asil … ve davalı … İnş. ve Tes. A.Ş. vekili avukat …. Diğer davalılar ve vekili gelmedi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava ve birleşen dava tazminat istemiyle açılmış, mahkemece davaların reddine karar verilmiş, karar davacı vekili, davalı yüklenici şirket vekili ile davalılar … ve … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının yüklenici şirket yönünden davanın reddine ilişkin karara yönelik temyiz itirazları ile davalılar yüklenici şirket, … ve …’nin tüm temyiz istemlerinin reddi gerekmiştir.
2-Davacı iş sahibinin şirket çalışanı diğer davalılara yönelik temyiz itirazlarına gelince; Bandırma Sülfirik Asit Tesisinin anahtar teslimi yapımı için 04.04.2001 tarihli sözleşme imzalanmıştır. Tesisin yapımı için Hazine Müsteşarlığı tarafından yatırım teşvik belgesi verilmiştir. Katma Değer Vergisi Kanunu’na 4369 sayılı Kanunun 59. maddesi ile eklenen 13/d maddesi ile yatırım teşvik belgesi kapsamındaki makine ve teçhizat alımları KDV’den istisna tutulmuştur. Bu hükme rağmen tesisin yapımı nedeniyle düzenlenen ilk sekiz hakedişe ilişkin faturalar KDV’li olarak hazırlanmış ve yüklenici şirkete iş sahibi tarafından bu şekilde ödenmiştir. Yapılan hatanın fark edilmesi üzerine, ödenen KDV’ler Vergi Dairesinden geri alınmıştır. Ödenmemesi gerekirken, faturaların KDV’li düzenlenmesi nedeniyle ödenen KDV miktarlarının, ödendiği tarih ile geri alındığı tarih arasında iş sahibinin uğradığı finansman kaybının ödenmesi yüklenici şirketten istenmiş, bu istemin kabul edilmemesi üzerine, konu Teftiş Kurulu’na intikâl ettirilmiş, 26.09.2003 tarihli rapor düzenlenmiş, daha sonra da yüklenici şirket ile davacı çalışanları aleyhlerine bu dava açılmıştır.
Katma Değer Vergisi genel tebliği 14.08.1998 tarih 23433 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmıştır. Genel tebliğin 1.1.2.1. “Yeni Teşvik Belgeleri” başlıklı maddesinde “istisnadan yararlanmak isteyen yatırımcılar teşvik belgesini ve eki listenin aslını satıcıya veya gümrük idaresine ibraz ederek istisna uygulanmasını talep edeceklerdir” düzenlemesi yer almaktadır. Bu düzenlemeye göre, davacının istisnadan yararlanmak istediğini davalı şirkete açık şekilde bildirmesi, gerekli belgeleri eklemesi zorunludur. Davacı iş sahibi tarafından böyle bir başvuru yapılmadığı gibi, KDV’li faturalara da itiraz edilmeden ödemeler yapılmıştır.
Davacı iş sahibinin iddia ettiği zarardan davalı çalışanların sorumlu tutulabilmeleri için, zararın ve çalışanların sorumlu tutulma nedenlerinin açık şekilde ortaya çıkarılması gerekir. İstisna uygulanmasını yüklenici şirkete bildirip talepte bulunma konumunda olup, bu görevini yerine getirmeyen ve KDV ödenmeyeceğini bildiği halde KDV’li faturanın ödenmesine neden olan davacı çalışanlarının sorumlulukları üzerinde durulması ve bu şekilde sonuca varılması zorunludur. Bu nitelikteki davacı çalışanlarının ve kusurlarının ortaya çıkarılması ilgili mevzuat değerlendirilmek suretiyle uzman bilirkişi kurulu tarafından yapılabilir. Mahkemece bilirkişi raporu ve ek raporu alınmışsa da, bu raporlarda karar oluşturmaya yeterli açıklama ve bilgi bulunmamaktadır. Bu eksiklik giderilmeden ve uzman bilirkişi kurulundan zarar miktarı ve sorumluluk konularında Yargıtay denetimine elverişli rapor alınmadan, yazılı şekilde davalı çalışanlar yönlerinden de davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Yapılacak iş, Emekli Sayıştay Denetçisi, Mali Müşavir ve Hukuk Fakültelerinin Borçlar Hukuku bölümünden seçilecek bilirkişi kuruluna dosya incelettirilerek, ilgili mevzuat değerlendirilmek suretiyle, davacı iş sahibinin uğradığı zarar varsa miktarının hesaplattırılmasından, davalı olan davacı şirket çalışanlarının durumları tek tek irdelenerek, varsa sorumluluklarının ve oranlarının belirlenmesinden, rapor değerlendirilerek sonucuna göre karar oluşturulmasından ibarettir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle davacı iş sahibinin, davalı şirkete yönelik temyiz itirazları ile davalı şirketin ve davalılar … ve …’nin tüm temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent uyarınca kararın davacı yararına, hakiki şahıs davalılar aleyhine BOZULMASINA, 625,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalılardan alınarak davacı iş sahibi şirkete, 625,00 TL vekâlet ücretinin davacı iş sahibinden alınarak davalı yüklenici şirkete verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 11.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.