Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/513 E. 2008/7726 K. 29.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/513
KARAR NO : 2008/7726
KARAR TARİHİ : 29.12.2008

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat … ile davalı vekili avukat …. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Davada 28.06.2001 tarihli sözleşmenin 7. maddesi uyarınca talep konusu yapılan kur farkı alacağının tahsili istemine ilişkin İstanbul 9. İcra Müdürlüğü’nün 2003/6638 Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptâli talep edilmiş olup, mahkemece kur farkı alacağı fer’i bir alacak niteliğinde görülerek asıl alacağa dair ödemeler yapılırken bu kalemle ilgili olarak ihtirazî kayıt ileri sürülmediği için artık dava konusu yapılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Özellikle taraflar arasındaki sözleşmede kur farkı ödenmesi kararlaştırılmış olduğu gibi, kur farkı alacağının fer’i bir alacak niteliğinde kabulü de mümkün değildir. Ayrıca zamanaşımı süresince talep edilebilmesi mümkündür.
Davacı icra takibine 06.06.2003 tarihinde girişmiştir. Bu itibarla kur farkı alacağı hesabında anılan tarihin esas alınması gerekmekte ise de davacı, takip konusu yaptığı alacağını dayandırdığı kur farkı faturasını 31.12.2002 tarihi itibariyle düzenlemiştir. O nedenle davacı talebi aşılamayacağından yapılacak hesapta bu tarihin aşılamayacağı nazara alınmalıdır. Yanlar arasındaki sözleşmenin 7. maddesinde, 90.000 $ karşılığı Türk Lirası bedelin 1 ay vadeli çekle ödenmesi, kalan 20.000 $ ile KDV’nin ise montajın tamamlanıp devreye alınmasını takiben 1 hafta içinde ödenmesi kararlaştırılmıştır.
Bu itibarla kur faturası tarihi ve takip tarihi itibariyle henüz tesisin devreye alınmadığı, 20.09.2004 tarihinde bu işlemin gerçekleştirildiği anlaşılmakla davacının sadece 90.000 $ asıl alacak karşılığı TL açısından kur farkı talebinde bulunabilmesi mümkündür. Hal böyle olunca izah edilen hususlar nazara alınmaksızın hatalı gerekçe ile davanın reddi doğru olmamıştır. Şu halde belirtilen ilkeler çerçevesinde bilirkişilerden ek rapor alınarak 31.12.2002 tarihi esas alınmak suretiyle davacının 90.000 $ karşılığı Türk Lirası muaccel alacağı yönünden kur farkı alacağı olup olmadığı hesaplattırılmalı ve sonucuna göre bir hükme varılmalıdır. Aksine düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda izah edilen nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 550,00 YTL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 29.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.