Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/5162 E. 2009/264 K. 22.01.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5162
KARAR NO : 2009/264
KARAR TARİHİ : 22.01.2009

Davacı … Teknik Otomotiv Kapı Sist. San. Tic. Ltd. Şti ile davalı …Mühendislik İnş. Turz. San. Tic. Ltd. Şti arasındaki davadan dolayı İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09.11.2006 gün ve 2002/1514-2006/689 sayılı hükmü bozan Dairemizin 09.05.2008 gün ve 2007/6095-2008/3112 sayılı ilamı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, haksız fesih nedeniyle kâr kaybı alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine Dairemizden verilen 09.05.2008 gün ve 2007/6095 Esas, 2008/3112 Karar sayılı bozma ilâmına karşı davacı vekilince yasal süresi içinde karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında belirtilen gerektirici nedenler karşısında davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer karar düzeltme talepleri yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Borçlar Kanunu’nun 325. maddesi uyarınca kâr kaybının hesaplanmasında kalan işin yapılmamasından dolayı tasarruf edilen miktar ile diğer bir işten kazandığı ve varsa kazanmaktan kasten feragât eylediği bir miktar olup olmadığının araştırılması ve kazanç kaybından düşülmesi gereklidir. Dava konusu olayda fesih BK’nun 369. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceğinden BK’nun 325. maddesinde açıklanan indirimlerin yapılması zorunludur. Öte yandan bilirkişi Kılıç Başaran tarafından düzenlenen 20.06.2005 tarihli ek raporda davacı şirketin ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıya 7.249,99 TL borçlu bulunduğu ve bu miktarın 31.12.2001 tarihi itibariyle virman açıklaması ile hesabın sıfırlandığı belirtilmiş, davacının kesilen fatura dışında ve avans miktarınca iş yaptığına dair iddiaları incelenmemiştir.

Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, ispat külfeti davacıya yükletilerek davalı iş sahibinden ticari defterlerinde görünen aldığı avans miktarınca iş yapıp yapmadığı ve davacının davalıya avanstan borcu kalıp kalmadığı araştırılarak bu miktarın az yukarıda belirtilen şekilde bilirkişi kurulundan alınacak ek raporla hesaplanacak kâr kaybı alacağından düşülmesi gerekip gerekmediği değerlendirilmek suretiyle davanın sonuçlandırılması olmalıdır. Bu husus üzerinde durulmadan, yanlış değerlendirme ve eksik inceleme ile davacının yaptırılmayan işlerden dolayı %20 kâr elde edebileceği esasından hareketle kâr kaybının hesaplanıp hüküm altına alınması doğru olmamıştır.
Yerel mahkeme kararının bu gerekçe ile bozulması gerekirken davacının davalıya avanstan borçlu olduğu sabit kabul edilerek yazılı şekilde bozulduğu bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından karar düzeltme talebinin bu yönden kabulü uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bendde yazılı nedenlerle davacının diğer karar düzeltme taleplerinin reddine, (2.) bent uyarınca kabulü ile Dairemizin 09.05.2008 gün 2007/6095 Esas, 2008/3112 Karar sayılı bozma ilâmının ikinci bendinin kaldırılmasına ve yerel mahkeme kararının yukarıdaki 2. bent gereğince BOZULMASINA, 550,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine, ödediği karar düzeltme peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 22.01.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.