Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/5441 E. 2008/7262 K. 04.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5441
KARAR NO : 2008/7262
KARAR TARİHİ : 04.12.2008

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat … ile davalı vekili avukat … Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, 23 no’lu ara hakedişten çıkartılarak ödenmeyen iş bedeli ile hakedişten sonra yapılan imalât bedelinin tahsili istemiyle açılmış, mahkemenin kısmen kabule dair kararı taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan Dairemiz bozma ilâmında, 23 no’lu hakedişte yapılan düzeltmelerin davacıyla birlikte yapıldığına dair davalı delilleri toplanıp, 19.11.1993 gün ve 27787 no’lu dilekçesiyle davalının 23 no’lu hakedişe yaptığı itirazların BİGŞ’nin 39. maddesine göre incelenmesi gereğine değinilmiştir. Davalı değişiklik konusunda tanık dinletmek istemiş dinlenen bir kısım tanıklar düzeltmelerin yüklenici elemanıyla birlikte yapıldığını, değişiklikten haberi bulunduğunu bildirmişler ise de gerek bir kısım davalı tanığı gerekse bir kısım davacı tanıkları değişikliklerin idarece tek taraflı yapıldığını, yüklenicinin ödeme sırasında öğrenmiş olabileceğini beyan etmişlerdir. Bu haliyle tanık anlatımlarıyla değişikliğin birlikte yapıldığının kanıtlandığından sözedilemez. Öte yandan davalı idarenin 25.05.2007 tarih ve 491 sayılı iç yazışmasında hakedişin düzeltilmiş sahifelerinde sadece yüklenicinin imzasının bulunmasının bilgisi olduğunu gösterdiği ileri sürülmüş ise de (23) no’lu hakedişi yüklenicinin düzenleyerek idareye verdiği gözetildiğinde değişiklikten haberi olduğunun kanıtı olamaz. Yine BİGŞ’nin 39. maddesince, hakediş raporunda düzeltme yapan yetkililerin imzasının bulunması gerekmesine karşın imza da yoktur.
O halde mahkemece yapılması gereken iş, 23 no‘lu hakedişteki değişikliğin birlikte yapıldığı kanıtlanamadığından davacının (23) no’lu hakedişe değişiklikten sonra süresinde itirazı olduğu kabul edilmeli, bozma ilâmında belirtildiği üzere, yeniden oluşturulacak uzman bilirkişiler kuruluyla mahallinde keşif yapılmalı, işin büyük bölümünün yapılmadığı yönünde davalının tüm itirazları birlikte değerlendirilmeli, hakedişe dahil edilmeyen imalâlat var ise yapıldığı tarih itibariyle tutarı hesaplanmalı, (23) no’lu hakedişten sonra yapılan imalât var ise bunların da yapıldıkları tarihe göre bedeli hesaplanıp Yargıtay denetimine elverişli rapor alınmalı, sonucuna göre hükme varılmalıdır. Tanık ifadelerine itibar edilerek davanın kısmen kabulü doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle tarafların temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, 550,00’şer YTL duruşma vekillik ücretinin taraflardan alınarak karşılıklı olarak birbirlerine verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 04.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.