Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/5446 E. 2009/4027 K. 30.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5446
KARAR NO : 2009/4027
KARAR TARİHİ : 30.06.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı-k.davacılar … ile … vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-k.davalı vekili avukat … ile davalı-k.davacılar vekili avukat … …. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, yanlar arasında yapılan 16.06.1998 tarihli Arsa Payı Karşılığı İnşat Sözleşmesine dayalı olarak açılmış olup, eksik ve kusurlu işler bedeli ile gecikme tazminatının davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
… Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2005/254 esas ve 2005/419 karar sayılı hükmü ile birleştirilen davada ise; sözleşme dışı yapılan iş bedelinin davalı arsa sahibinden tahsili istenmiştir.
Mahkemece, arsa sahibi … tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile 91.383,02 YTL’nin temerrüt tarihi olan 20.11.2004 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılar … ve …’den müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine; birleşen davanın ise, kısmen kabulü ile 3.431,00 YTL alacağın davalı …’tan alınarak davacılar … ve …’ye verilmesine; fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; verilen karar … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı-k.davacılar … ve … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Davacı … ve paydaşları arsa sahipleri yüklenici …arasında 16.06.1998 tarihli ve 13641 yevmiye numaralı “Düzenleme Şeklinde Satış Vaadi ve Daire Karşılığı İnşaat Sözleşmesi” yapılmıştır. İzmir 22. noterliğince doğrudan düzenlenen bu arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince, … mahallesinde bulunan ve tapunun 1 pafta 6509 Ada ve 1 parsel numarasında tescilli olan taşınmaza, sözleşmedeki yazılı koşullarla inşaat yapmayı davalı yüklenmiş ve sözleşmenin 21. maddesi hükmünde düzenlendiği üzere, yükleniciye ve arsa sahiplerine ait olan dairelerin alanlarının eşit olması taraflarca kararlaştırılmıştır. Davada, davalı yüklenicinin sözleşmenin 21. maddesi hükmüne aykırı olarak kendisine ait bağımsız bölümlerin yüzölçümlerinin davacıya verilmesi yüklenilen dairelerle aynı yüzölçümde yapılması gerekirken, davacı arsa sahibine ait (6) ve (10) numaralı bağımsız bölümlerin yüzölçümlerinin noksan olduğu ileri sürülerek eksik alanın bedelinin tahsili istenmiştir. Ayrıca eksik ve kusurlu işler bedeli olarak 2.000,00 TL teslimde gecikme sebebiyle (2) daire için toplam 8.000,00 TL gecikme tazminatı ve bağımsız bölümlerin değer kaybı sebebiyle de herbir daire için 10.000,00 TL maddî tazminatın tahsili de istenmiş ve 20.03.2008 tarihinde harcı yatırılarak sadece (6) numaralı bağımsız bölüm için istenen gecikme tazminatı 10.086,83 TL ve değer kaybı tazminatı ise, 80.000,00 TL’ye ıslah yoluyla çıkarılmıştır. Mahkemece, isabetli olarak saptandığı üzere; inşaat ruhsatının alındığı 20.07.2000 tarihinden itibaren haklı gecikme süresi de eklenerek, 24 aylık iş süresi sonu olan 27.09.2002 tarihi itibariyle davalıların mirasbırakını yüklenici …, borçlu temerrüdüne, başka bir anlatımla teslimde temerrüde düşmüş bulunmaktadır.
Davada, davacıya ait bağımsız bölümlerdeki eksik ve kusurlu işlerin tutarı 1.297,19 TL olarak belirlenmiş ise de; 270,00 TL tutarında hesaplanan Amerikan kapının bedeli talep edilmemiştir. O halde; talep edilmeyen alacağın mahkemece hüküm altına alınması, HUMK’nın 74. maddesi hükmüne aykırı olmaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen (09.12.1992 tarih, 1992/649 esas ve 1992/732 karar sayılı ilâmı) ve kararlılık kazanan uygulamaya göre bağımsız bölümlerde yüzölçüm noksanlığı “ayıplı” değil “noksan” iş olarak kabul edilmektedir. Bu durumda, yüklenici az yüzölçümlü bağımsız bölüm teslim etmekle edimini kısmen ifa etmiş sayılır. Bu sebeple, arsa sahibi noksan ifanın yerine getirilmesini ya da bundan doğan zararın tazminini zamanaşımı süresi içinde her zaman isteyebilir. Ancak, alacağın miktarı hesaplanırken davacının bu hakkını uzun süre kullanmamak suretiyle zararın artmasına neden olduğu hususu da dikkate alınmalıdır (BK.mad.98/44). Bu nedenle, sözkonusu alacağın hesabında binanın ya da bağımsız bölümün teslimi gereken tarihten itibaren hakkını kullanması için makul bir bekleme süresinden sonraki serbest rayiçler dikkate alınarak zarar bulunmalıdır (Y.15.H.D. 25.12.1990 T., 1990/57-539; 24.01.2002 T.,2002/4058-329 sayılı kararları). Somut olayda ise, az yukarıda açıklandığı üzere; davalıların mirasbırakını yüklenicinin, arsa sahibine ait daireleri 27.09.2002 tarihinde teslimi gerekirken, borçlu temerrüdüne düşmüş olduğundan; bu tarihe davacının hakkını kullanabilmesi için makul bir bekleme süresinin ilavesi ile belirlenecek tarih itibariyle mahkemece, uzman bilirkişi aracılığıyla yapılacak keşif ve inceleme sonucu dairelerdeki yüzölçüm noksanlığı sebebiyle gerçekleşen maddî zararın tutarının belirlenmesi gerekmektedir. Somut olayda ise; mahkemece, 2004 yılı itibariyle maddî zararı hesaplayan bilirkişi raporunun hükme dayanak alındığı anlaşılmaktadır.
Diğer yandan, 02.11.2004 tarihli ihtarnameyle davacı, sadece eksik ve kusurlu işler bedelini istediği ve eksik ve kusurlu işler bedeli yönünden 20.11.2004 tarihi itibariyle borçlu temerrüdü gerçekleştiği ve diğer tazminat alacakları yönünden dava tarihi itibariyle davalılar borçlu temerrüdüne düşürülmüş oldukları halde; davası kabul edilen tüm tazminatlara 20.11.2004 tarihinden itibaren temerrüt faizi uygulanması da kabul şekli bakımından doğru olmamıştır.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bendde belirtilen nedenlerle davalı-karşı davacılar … ve … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, diğer temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın … ve … yararına BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunduklarından 625,00 TL duruşma vekâlet ücretinin …’tan alınarak … ve …’ye verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı-k.davacılar … ve …’ye geri verilmesine, 30.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.