Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/5591 E. 2009/5365 K. 15.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5591
KARAR NO : 2009/5365
KARAR TARİHİ : 15.10.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Çankaya İlçesi, 5. Bölge, 5 Nolu parselde tapuda kayıtlı arsa üzerinde kat karşılığı inşaat yapımı konusunda imzalanan sözleşmeden kaynaklanmıştır. Davalı yüklenici tarafından açılan temyize konu davada davalıların arsada bulunan gecekonduyu ihtara rağmen yıkmadıkları, işin sürüncemede kaldığı ileri sürülerek ve akdîn feshedildiği de açıklanarak proje bedeli, altyapı gideri, noter masrafı, belediyeye yatırılan benzeri giderler sebebiyle 27.519,00 TL’nin davalılardan tahsili talep ve dava edilmiş mahkemece sözleşmeden dönmek isteyen tarafın diğer taraf dönmeyi kabul etmiyorsa akdîn feshi için dava açması gerektiği ve ancak bundan sonra masraflarını isteyebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Gerçekten de arsa payı karşılığı inşaat yapımına ilişkin sözleşmelerin tarafların verecekleri ortak bir kararla veya BK’nın 369. maddesinde arsa sahiplerine verilen imkân kullanılmak suretiyle yani yüklenicinin tüm zararı ödenerek feshedilmesi mümkün olup, aksi takdirde feshin mahkeme kararıyla gerçekleştirilmesi gerekir. Dava konusu olayda açıkça fesih talebinde bulunulmamış ise de davacı dava tarihinden önce davalılara gönderdiği 10.08.2006 tarihli ihtarnamesiyle akdî feshettiğini bildirmiş ve eldeki davayı da akdîn son bulduğunu düşünerek açmıştır. Bu durumda alacak talebinin içerisinde akdîn feshi isteminin de yer aldığının kabulü zorunludur. O halde mahkemece davada akdîn feshi şartlarının oluşup oluşmadığının incelenmesi bakımınden işin esasına girilmeli, akdîn davalıların kusuruyla feshedildiği sonucuna varılırsa, davacının ispat edeceği ödemelerin davalılardan tahsiline karar verilmeli, akdîn feshinde davacının kusurlu bulunması halinde ise, dava konusu masraflara ilişkin işlemlerin davalı arsa sahiplerinin menfaatine olup olmadığı, davalıların yararlanıp yararlanmayacakları üzerinde durulup, dava sonuçlandırılmalıdır. Mahkemece bu hususlar gözetilmeden yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 7,20 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 15.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.