Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/5659 E. 2009/1024 K. 26.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5659
KARAR NO : 2009/1024
KARAR TARİHİ : 26.02.2009

Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptâli istemine ilişkin olup, mahkemece tahkim itirazı sebebiyle verilen görevsizlik kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davaların mahkemelerde çözümlenmesi genel kural olmakla beraber, tarafların aralarındaki sözleşmenin bir maddesi ile ihtilâfın hakemler eliyle çözümlenmesini kararlaştırmaları (tahkim şartı) veya müstakil bir tahkim sözleşmesi ile ihtilâfların hakemde çözümlenmesini öngörmeleri de mümkündür. Ancak, bu konuda tahkim iradelerinin hiçbir tereddüte yer vermeyecek şekilde kesin olması gerekir.
Somut olayda, taraflar arasındaki 07.10.1998 tarihli sözleşmenin genel şartları 46. maddesi tahkim şartına ilişkin olup, sözleşmeden kaynaklanan ihtilâfların üç kişilik hakem heyeti tarafından halledileceği düzenlenmiştir. Fakat sözleşmenin genel şartları 18.1 maddesinde “Sözleşme bir Türk sözleşmesidir ve Türkiye Cumhuriyeti’nde yürürlükte bulunan yasalara göre yorumlanacaktır ve idare edilecektir. Bu şartnamenin 46. maddesinde belirtilen tahkim usulüyle ortadan kaldırılacak anlaşmazlıklardan kaynaklanan hakem mahkemesi kararlarının tatbikiyle ilgili fiil ve davaları dinlemek ve karar vermek konusunda ve tarafların tahkim usulü ile çözümlenmesine ve karar verdikleri anlaşmazlıklardan kaynaklanan tüm fiil ve davalar konusunda yargı hakkı münhasıran Türk Mahkemelerine aittir. Müteahhit, bu tür fiil ve davalar konusunda Türk Mahkemelerinin iradesini tanıyacağını kabul eder.” denilmiştir. Aynı sözleşmede yer alan bu iki hüküm çelişkili olup, tarafların istisnai bir yol olan tahkim usulunü tercih ettikleri, uyuşmazlıklarını hakeme götürme iradelerini açık ve kesin olarak ortaya koydukları kabul edilemez. Sözleşme maddelerindeki tahkime ilişkin şart açıklık ve kesinlik göstermediğinden tarafların iradelerinin tahkim usulünde birleştiğinden sözedilemez. Mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken tahkim şartı geçerli kabul edilerek görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 26.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.