Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/6026 E. 2009/4232 K. 09.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6026
KARAR NO : 2009/4232
KARAR TARİHİ : 09.07.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Vek. Av. …
1- …,…,…

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat … ile davalılar vekili avukat … …. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, iş bedelinin ödenmeyen kısmının tahsili için başlatılan icra takibinin davalılar vekilinin itirazı üzerine durması nedeniyle itirazın iptâli, icra takibinin devamı icra inkâr tazminatı istemleriyle açılmış, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde davalıların kesin hakediş raporuna istinaden yaptıkları ödemeden sonra müvekkili şirketin kendilerine eksik ödeme yapıldığını farkettiğini, davalılarla görüşüldüğünü, davalılar tarafından 25.08.2004 tarihinde ek bir miktar ödeme daha yapıldığını, aynı tarihte ibraname imzalandığını, yapılan ek ödemenin de alacaklarını tam olarak karşılamadığını, ibranameyi müzayaka halinde imzaladıklarını, bu nedenle ibranamenin mutlak butlanla batıl olduğunu, icra takibini kalan alacakları nedeniyle başlattıklarını, itirazın haksız olduğunu iddia ederek itirazın iptâli, icra takibinin devamı, icra inkâr tazminatı istemlerinde bulunmuştur.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde ibranamenin 25.08.2004 tarihinde imzalandığını, işin tasfiyesi aşamasında yapılan ödemeler karşılığında ibraname düzenlenmesinin ticari ilişkilerinin olağan bir sonucu olduğunu, davacı şirketin tüm hak ve alacaklarının ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.


./..
s.2

15.H.D.
2008/6026
2009/4232

Dosyada bulunan “ibraname” başlıklı belge fotokopisinin incelenmesinden, her türlü hakkı ve alacağı kapsadığı, davacının davalılardan hiçbir nam altında alacaklarının kalmadığı beyanını içerdiği, davacı tarafından davalıların tümüyle ibra edildiğinin yazılı olduğu belirlenmiştir.
Taraf vekillerinin beyanlarından ve davacı şirket tarafından davalılara gönderilen Bakırköy 4. Noterliği’nin 17.01.2005 tarihli ihtarnamesi içeriğinden ibraname başlıklı belgenin 25.08.2004 tarihinde imzalandığı sonucuna varılmıştır.
Dosyaya rapor veren bilirkişiler 01.05.2007 tarihli ilk raporunda, ibranamenin geçerli olduğunu, ibranamenin tehdit altında veya hataen imzalandığına ilişkin bir delilin bulunmadığını, davacının icra takibine konu yaptığı alacak miktarının nasıl hesaplandığını, dosya kapsamına göre belirlemenin mümkün olmadığını bildirmişler, 31.03.2008 günlü ek raporlarında ibraname hakkında değerlendirme yapmaksızın, davalılar ile idare arasında düzenlenen hakedişler ile taraflar arasındaki hakedişlerdeki kazı, dolgu ve nakliye miktar ve mesafelerinin farklı olduğunu, bunlara göre davacı şirketin 52.371,28 TL daha alacaklı olduğunu açıklamışlardır.
Mahkemece bilirkişi ek raporunda belirlenen miktarın sözleşme dışı yapılan işlerin bedeli olduğu bildirilerek, istekle bağlı kalınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İbraname başlıklı belge tarafların kabulündedir. İbraname sözleşme içi ve dışı ayırımı yapmaksızın her türlü hak ve alacağı içermektedir. Davacı tarafından ibraname tarihinden sonra başka iş yapıldığı iddia edilmemiştir. Davacı vekili müvekkili şirketin ibranameyi müzayaka halinde imzaladığı iddiasında bulunmuştur. Bu iddianın kanıtlanması yükümlülüğü davacı şirkete aittir. Bilirkişiler tarafından düzenlenen ek rapora göre hüküm kurulabilmesi için ibranamenin geçersiz olduğunun, davacının 17.01.2005 tarihli ihtarnamede iddia ettiği gibi ibranameyle bağlı olmadığının davacı tarafça kanıtlanması zorunludur. Mahkemenin gerekçeli kararında davacı tarafın bu iddiası değerlendirilmemiş, ibranamenin neden davacı tarafı bağlamadığı açıklanmamış, bu konuda dosyaya sunulan beyan ve belgeler değerlendirilmemiştir.
Mahkemece ibraname konusunda değerlendirme yapılmadan ibranamenin davacı taraf için bağlayıcı olmadığı sonucuna varılıyorsa bunun nedenleri ve delilleri açıklanmadan, ek bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yapılacak iş, davacı şirket vekilinin dava dilekçesindeki iddiaları doğrultusunda, 24.08.2004 tarihinde imzalandığı anlaşılan ibranamenin geçerliliğinin kalmadığı, batıl olduğu, davacı tarafın müzayaka altında ibranameyi imzaladığı, iddiaları üzerinde durularak ve davalılar savunmaları değerlendirilerek bu iddiaların kabul edilme veya edilmeme gerekçeleri açıklanmak suretiyle dosyada bulunan taraf delilleri incelenip tartışılmak suretiyle, sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir.
Bilirkişi raporuyla sonuca varıldığına ve likid bir alacak sözkonusu olmadığına göre, davalıların icra takibine itirazlarında haksız sayılmaları mümkün olmadığı dikkate alınarak, davacının şartları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin reddi yerine, kabulüne karar verilmesi de mahkemenin kabul şekline göre bozma nedenidir.


./..
s.3

15.H.D.
2008/6026
2009/4232

Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalılar yararına BOZULMASINA, 625,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalılara verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 09.07.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.