YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6458
KARAR NO : 2009/4750
KARAR TARİHİ : 16.09.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı-k.davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-k.davalı avukatı gelmedi. Davalı-k.davacı vekili avukat … …. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı-k.davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Asıl dava eser sözleşmesine dayalı menfi tesbit, eksik ve kusurlu işler bedelinin tahsili istemiyle açılmış, davalı reddini savunmuş, karşı davasında fazla imalât bedelinin tahsilini istemiş, mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Taraflar arasında imzalanan 14.09.2006 tarihli sözleşmede, 3. madde ile tanımlanan diyaliz merkezi inşaatının KDV’si dahil toplam 320.000,00 TL bedelle yapımı kararlaştırılmıştır. Bu haliyle sözleşmenin götürü bedelli olduğu anlaşılmaktadır. O halde yüklenici işi, kararlaştırılan fiyatla yapmaya mecburdur (BK’nın 365/I. maddesi). Davada işin tamamlanmadığı ve kusurlu bırakıldığı iddia edildiğine göre yüklenicinin hakettiği ücret, gerçekleşen imalâtın, sözleşmede yapılması kabul edilen tüm işe göre fiziki oranının hesaplanarak bunun götürü bedele uygulanmasıyla bulunur. Oysa mahkemece hükme dayanak bilirkişi raporunda, Bayındırlık birim fiyatları esas alınarak hesaplanmıştır. Bu nedenlerle yapılması gereken iş, az yukarıda açıklandığı üzere gerçekleşen imalâtın tüm işe göre fiziki oranının götürü bedele uygulanmak suretiyle yüklenicinin hakettiği alacağın bilirkişilerden ek rapor alınarak saptanması, bundan iş bedelinden kalan eksik ödemenin mahsubuyla sonucuna göre asıl davada hüküm kurulmasından ibarettir. Hukuki değerlendirmede yanılgıya düşülerek ve bilirkişi raporuyla bağlı kalınarak karar verilmesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
2-Davalı ve karşı davacı yüklenici karşı davasında sözleşme dışında gerçekleşen fazla işler bedelinin ödenmesini istemiştir. Gerçekten fazla imalât var ise yüklenici, imalâtın yapıldığı tarihteki piyasa fiyatlarıyla bedelini isteyebilir. Hükme dayanak bilirkişi raporunda birim fiyatlarla hesaplama yapıldığından bu hesaplama yeterli kabul edilemeyeceği gibi ayrı dava açıldığından işsahibinin alacağından mahsupla red kararı verilmesinde de isabet yoktur. O halde yapılması gereken iş, fazla imalâtın yapıldığı tarihteki piyasa fiyatlarıyla bedelinin bilirkişiden ek rapor alınarak hesaplattırılması ve karşı davada hüküm altına alınmasından ibarettir.
Öte yandan 17.05.2007 tarihli ihtarnamede alacak miktarı belirtilerek istenilmediğinden ve böylece BK’nın 101/I. maddesince temerrüd gerçekleşmediğinden buna göre faize hükmedilmesi, menfi tesbit yanında ayrıca tahsil kararı verilmesi kabul biçimi bakımından usul ve yasaya aykırı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bendde açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, kararın (2.) bent uyarınca davacı ve karşı davalı işsahibi, (3.) bent uyarınca davalı ve karşı davacı yüklenici yararına BOZULMASINA, 625,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacı işsahibinden alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunduğundan davalı Kabal Çelik Yapı San. Tic. Ltd. Şti.’ye verilmesine, vekili duruşmaya gelmeyen Kırıkhan Özel Diyaliz Hizm. Ltd. Şti. lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, fazla alınan temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 16.09.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.