Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/6468 E. 2009/6202 K. 16.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6468
KARAR NO : 2009/6202
KARAR TARİHİ : 16.11.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, İİK’nın 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, icra takibine, takip borçlusu davalının vâki itirazının iptâli istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ve verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ankara 11. İcra Müdürlüğü’nün 2003/3240 takip sayılı dosyası kapsamından, takip alacaklısı şirketin, takip borçlusu şirket hakkında 25.08.2003, 27.01.2004 ve 19.02.2004 tarihli üç adet fatura dayanak alınarak adi takip yoluyla başlatılan icra takibinde 26.819.273.999 TL (26.819,28 TL) asıl alacak ile 2.736.000.000 TL (2.736,00 TL) işlemiş temerrüt faizinin tahsilinin istendiği ve davalının süresindeki itirazı sonucu takibin durduğu anlaşıldığı gibi; itirazın iptâli davasının da bir yıllık hak düşürücü niteliğindeki süresi içerisinde açıldığı saptanmış bulunmaktadır.
Yanlar arasında yazılı sözleşme yapılmadığı çekişmesizdir. Ancak davacı, yanlar arasında “sözlü” olarak yapılan sözleşme gereğince, dava dışı Akbank Çankaya geçici şubesindeki tâdilat işlerinin alt yüklenici sıfatıyla davacı tarafından yapıldığını ve icra takibi ile davaya dayanak alınan faturalarda gösterilen malzeme ve işlerin bedellerinin ödenmediğini ileri sürmüştür. Davalı taraf ise, tümüyle yanlar arasında kurulduğu ileri sürülen akdî ilişkiyi inkâr etmemiş ve cevaplarında da 5.244.274.000 TL (5.244,27 TL) tutarlı ve 27.01.2004 günlü ve 9.027.000.000 TL (9.027,00 TL) tutarlı fatura bedellerinin davacıya ödendiğini; 19.02.2004 günlü faturada gösterilen işlerin ise, davacı tarafından yapılmadığını ve bu faturanın yanlışlıkla defterine kaydedilmiş olduğunu, sonradan bu hatanın düzeltildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Varlığı ileri sürülen yanlar arasındaki akdî ilişki, Borçlar Kanunu’nun 355. maddesi hükmünde tanımlandığı üzere, niteliğince bir eser sözleşmesidir. Davacı alt yüklenici; davalı ise yüklenicidir.
Toplanan deliller ve yanlarca yapılan açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde; esasen akdî ilişkinin davalı yanca inkâr edilmediği sonucuna varılmaktadır. Yukarıda açıklandığı üzere; davalı 19.02.2004 tarihli ve 639331 sıra numaralı faturada gösterilen işlerin davacı tarafından yapılmadığını savunmaktadır. Yanlar arasındaki eser sözleşmesi, davalı yanca da kabul edilmiş olduğuna göre, 19.02.2004 tarihli faturada gösterilen işler, sözleşme kapsamında olabileceği gibi fazladan yapılan sözleşme dışı işlerden de olabilir. Yanlar arasında yazılı sözleşme yapılmadığı ve iş bedelinde de uyuşmazlık bulunduğuna göre; sözleşme konusu işlerin bedeli Borçlar Kanunu’nun 366. maddesi, sözleşme dışı işlerin bedelinin ise, aynı Kanununun 410 ve izleyen hükümleri gereğince işlerin yapıldığı tarih itibariyle piyasa rayiç bedelleri ile uzman bilirkişi tarafından yapılacak inceleme sonucu mahkemece belirlenir. Ancak, işlerin yapılarak davalıya teslim olunduğu ve onun tarafından da kabul edildiği, davacı tarafından yasal delillerle kanıtlanmış olması durumunda ve işlerin bedelini gösterir faturanın davalıya usulünce tebliğ edilmiş olmasına karşın Türk Ticaret Kanunu’nun 23. maddesinde öngörülen (8) günlük süresi içinde itiraz olunmaması halinde fatura kapsamı iş bedeli kesinleşmiş olacağından, bu durumda Borçlar Kanunu’nun 366 veya 410. maddeleri hükümlerinin uygulanmasına gerek kalmaz. O halde, işlerin yapılarak davalıya teslim edilmiş olduğu hususunun kanıtlanması amacıyla davacının dayandığı tanık delili, mahkemece gözetilmeli ve davalının karşı delilleri de sorulup tespit edilmeli; olanaklı ise yerinde bilirkişi aracılığı ile keşif yapılarak, tanıkların da bilgileri alınmalı; keşif yapılması olanaksız ise, 19.02.2004 tarihli faturada gösterilen işler ile Akbank ve davalı şirket arasında yapılan sözleşme gereğince düzenlenen imalâtı gösterir dosya kapsamındaki belgedeki bilgiler de karşılaştırılarak 19.02.2004 günlü faturadaki işlerin davacı tarafından yapılarak davalıya teslim edilip edilmediği tanıkların bilgileri alınarak değerlendirilmeli ve sözü edilen faturada yazılı işlerin davacı tarafından yapılmış olduğunun ve iş bedelinin de istenebilir olduğunun saptanması durumunda da az yukarıda açıklanan hukuksal durumlara göre iş bedeli tutarının belirlenmesi ile varılarak sonuca göre uyuşmazlık sonuçlandırılmalıdır.
Eksik soruşturma ve araştırma ile hüküm kurulamaz. Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bendde belirtilen nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz nedenlerinin reddine, (2.) bendde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 16.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.