Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/6521 E. 2009/6957 K. 21.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6521
KARAR NO : 2009/6957
KARAR TARİHİ : 21.12.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, 05.12.1989 tarihli kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesi ve 28.09.1992 tarihli devir sözleşmesi uyarınca açılmış, davacı tarafından verilen dilekçeler ile davalılar … ve … hakkında açılan davadan feragat edilmiştir. … hakkındaki davada ise 11, 12, 16, 25, 30, 31, 37, 39 ve 41 nolu bağımsız bölümlerin tapularının iptâliyle davacı adına tesciline olmadığı takdirde bedelinin tahsiline karar verilmesi istenmiş, mahkemece tapu iptâli ve tescil isteminin reddine, bedelle ilgili usulüne uygun dava açılmadığından reddine, … ve … hakkındaki davanın ise feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı dava konusu bölümlerin satılarak tapu maliklerinin devamlı el değiştirdiğini ileri sürerek bedelini talep ettiğine göre ne miktar alacak talep ettiği açıklattırılıp, varsa noksan harcı da ikmâl ettirilerek işin esasına girilip dava konusu bağımsız bölümlerin kimin tarafından satıldığı, sözleşme hükümlerine göre davacının ne miktar bölüme hak kazandığı araştırılarak işin esası hakkında hüküm tesisi gerekirken ve açılmış bir dava mevcut iken bedelin ayrı bir davada talep edilebileceğinden bahisle reddi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bendde yazılı nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile kararın temyiz eden davacı … yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 21.12.2009 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Dava, 05.12.1989 tarihli Arsa Payı Karşılığı İnşaat Yapım Sözleşmesi ve 28.09.1992 tarihli devir sözleşmesi uyarınca yüklenici tarafından bir kısım arsa sahipleri aleyhine açılmış olup tapu iptâli ve tescil istemine ilişkindir. Yargılamanın devamı sırasında HUMK’nın 83 ve devamı maddelerine uygun bir ıslah işlemi yapılmaksızın tapu iptâli ve tescilin mümkün olmaması halinde davanın tazminata dönüştürülerek tazmin kararı verilmesi 16.07.2007 tarihli dilekçeyle talep edilmiş, miktar belirtilmediği gibi harç da yatırılmamıştır.
Dairemizin yerleşik içtihat ve ilkelerine göre kat karşılığı inşaat yapım sözleşmelerinde yüklenicinin sözleşme ile iş bedeli olarak kendisine bırakılan bağımsız bölümler ve arsa payına hak kazanabilmesi için inşaatı sözleşme ve ekleri, tasdikli projesi ve ruhsatı ile imara uygun olarak tamamlayıp arsa sahiplerie ait tüm bağımsız bölümleri teslim etmesi zorunludur. Davacı sözleşme gereğince talepte bulunduğuna göre iptâl ve tescil edilen bağımsız bölümler sadece dava edilenler adına kayıtlı olsa bile, sözleşme uyarınca tüm arsa sahiplerine karşı yükümlülüğün yerine getirilip getirilmediğinin belirlenmesi için sözleşmeyi imzalayan-katılan diğer arsa sahiplerinin de davada taraf olarak yeralması zorunludur. Aksinin kabulü halinde yüklenici bu dava ile tüm bağımsız bölümlerini almış olacağından dava dışı arsa sahiplerinin varsa sözleşmeden doğan hak ve alacakları teminatsız kalacaktır.
Hal böyle olunca sözleşmenin taraflarının tamamının davada yer almaması, harcı yatırılarak usulüne uygun bir ıslah yapılmamış ve tahsil davası açılmamış olması sebebiyle sonucu itibariyle doğru olan red kararının onanması düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun hükmün bozulmasına dair kararına katılmıyorum. 21.12.2009