Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/6568 E. 2009/6047 K. 10.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6568
KARAR NO : 2009/6047
KARAR TARİHİ : 10.11.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, İİK’nın 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptâli, takibin devamı ve %40 icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı yüklenici 06.08.2005 tarihli sözleşme ile davalı tarım kalkınma kooperatifine ait binanın çelik çatı kaplama işini (superlit marka asbestli levha ile) üstlenmiş, sözleşmede işin bedeli 37.000,00 YTL olarak götürü şekilde kararlaştırılmıştır. BK’nın 365. maddesi uyarınca yüklenici işi sözleşmede kararlaştırılan götürü bedel üzerinden yapmak zorunda olup, bedelin artırılmasını isteyemez. İş bedelinin tahsili amacıyla Yunak 2. İcra Müdürlüğünün 2006/64 sayılı dosyası ile girişilen icra takibinde 15.000,00 YTL asıl alacak ve 915,00 YTL işlemiş faiz talebinde bulunulmuş, icra takibinin dayanağı olarak 10.01.2006 tarihli fatura gösterilmiştir. Sözkonusu faturaya göre, iş bedeli KDV dahil 53.218,00 YTL’dir. Davacı yüklenici sözleşme kapsamı dışında iş yapıldığı iddiasında da bulunmadığından hak edilen iş bedelinin götürü bedele oranlama suretiyle tespit edilmesi gerekir.
Mahkemece yapılacak iş; mahallinde keşif yapılarak yüklenici tarafından üstlenilen işin sözleşmeye göre ikmâl oranının belirlenmesi, bu oran götürü bedele uygulanarak iş bedelinin belirlenmesi belirlenecek bu tutardan bu iş için yükleniciye yapılan ödeme tutarı saptanması ve mahsup edilmesi suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir. Tüm bu yönler gözetilmeyerek dosya üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesine göre yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2-İİK’nın 67. maddesi uyarınca icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için; borçlunun takibe itirazında haksız ve alacağın likid olması zorunludur. Alacak miktarı bilirkişi incelemesiyle saptandığında ortada likid bir alacağın varlığından söz edilemez. Bu itibarla alacağın %40’ı tutarında icra inkâr tazminatına hükmedilmesi ve ayrıca icra takibinden önce temerrüt söz konusu olmadığı halde işlemiş faize hükmedilmesi ve takipte asıl alacak ve işlemiş faiz tutarı üzerinden takip tarihinden itibaren ayrıca faiz yürütülmesi talep edildiğinden ve mahkemece itirazın iptâline denmek suretiyle faize faiz yürütülecek şekilde hüküm kurulması BK’nın 104/son maddesine aykırı olmuş, açıklanan bu yönlerden de kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 10.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.