Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/66 E. 2008/1095 K. 22.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/66
KARAR NO : 2008/1095
KARAR TARİHİ : 22.02.2008

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, yanlar arasında yapılan 18.11.2002 tarihli ve “protokol” başlıklı adi yazılı sözleşmeye dayalı olarak açılmış olup, sözleşme dışı yapılan bağımsız bölümlerin davacının arsa payına isabet eden kısmının tapu kaydının iptâli ile davacı adına tescili istemine ilişkindir.
Giresun …. Mahallesi, … Caddesinde bulunan ve pafta:8, ada:77, (18) parsel sayılı olarak davalı … ve aynı yerde bulunan (17) parsel sayılı olarak davacı … adına tapuda tescilli bulunan taşınmazların ve taraflara ait olmayan 6 ve 7 numaralı parsellerin Giresun Belediyesi Meclisi’nin 19.11.2003 tarih ve 712 sayılı kararı gereğince tevhidinin ve daha sonra ifrazının yapılması sonucu oluşan 77 ada ve (21) parsel sayılı 173.88 m2 yüzölçümlü taşınmaza; davalı tarafından, inşaat ruhsatı alındıktan sonra en geç 7 ay içinde anahtar teslimi olarak bodrum kat, zemin kat ve bir normal katlardan ibaret inşaat yapmayı ve her kattan 24.20 m2 olmak üzere toplam 72.60 m2 yüzölçümündeki trafo binasının davacıya teslimini davalı, anılan sözleşme gereğince yüklenmiştir. İnşaat yapılan (21) numaralı parsele davacı … 851/2400; davalı … ise 1549/2400 oranında kayden paydaş ve müşterek mülkiyet şeklinde malik bulunmaktadırlar.
Dosyadaki 18.05.2006 günlü bilirkişi raporu ile 12.01.2004 tarihli yapı ruhsatı ve 21.12.2004 tarihli yapı kullanma izin belgesi incelendiğinde; imar durumundaki değişiklik sebebi ile inşaatın bir adet trafo, 4 adet büro, 4 adet dükkan olmak üzere 9 adet bağımsız bölümlü bodrum, zemin ve üç normal katlı olarak yapıldığı anlaşılmaktadır.
Getirtilen tapu kayıtlarına göre, taşınmazın kayıtlarında kat irtifakı veya kat mülkiyeti kurulmamıştır. Davada, sözleşme dışı yapılan katlarda davacının arsa payına isabet eden kısmının tapusunun iptâli ile davacı adına tescili istenmişse de; yukarıda açıklandığı üzere, inşaatın yapıldığı (21) parsel sayılı taşınmaza taraflar müşterek paydaş olarak maliktirler. Yanlar arasındaki sözleşme, niteliğince “arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi” olduğundan Türk Medeni Kanunu’nun 706, Borçlar Kanunu’nun 213, Tapu Kanunu’nun 26 ve Noter Kanunu’nun 60. maddesi gereğince, zorunlu şekil koşuluna uygun olarak yapılması gerekir ise de; yüklenici, yapımını yüklendiği inşaatı tamamen yapmış bulunduğundan adi yazılı şekilde yapılan sözleşme tarafları bağlayıcı nitelik kazanmıştır (TMK. md.2).
Yanlar arasındaki sözleşmede, sözleşme dışı yapılan bağımsız bölümlerin paylaşım şekli ve oranı kararlaştırılmadığından kural olarak sözleşme dışı yapılan bağımsız bölümlerin yanlar arasında %50 oranında paylaşılması gerekir ise de; davada inşaat yapılan (21) numaralı parseldeki pay oranına göre sözleşme dışı bağımsız bölümlerin paylaşılması istendiğinden HUMK’nın 74. maddesi gereğince taleple bağlı kalınarak sözleşme dışı bağımsız bölümlerin taraflar arasındaki paylaşımının 851/2400 pay oranına göre yapılması gerekmektedir. Sözleşme dışı yapılan bağımsız bölümlerin arsa payları bulunmadığından ve HUMK’nın 388 ve 389. maddeleri gereğince mahkeme kararının uygulamada tereddüt oluşturmayacak ve uygulanabilir şekilde verilmesi gerektiğinden yasal olarak yapıldığı anlaşılan inşaattaki bağımsız bölümlerle bağlantılı ve kat irtifakının kurulmasına esas olacak şekilde kat irtifakı arsa paylarının uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla yerinde keşif yapılmak suretiyle belirlenmesi ve paylaşım oranı da gözetilerek dava konusu sözleşme dışı yapılan bağımsız bölümlerin davacıya isabet edecek paylarının iptâl ve tesciline karar verilmesi gerekmektedir. Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar gözetilmeden yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 22.02.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.