YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6800
KARAR NO : 2009/5254
KARAR TARİHİ : 12.10.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde taraf vekilleri yapılan tebligata rağmen gelmediklerinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca fazla imalât bedelinin tahsili istemiyle açılmış, davalılar reddini savunmuş, karşı davalarında gecikme tazminatının tahsilini istemiş, mahkemenin asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın açılmamış sayılmasına dair kararı davalı ve karşı davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan 13.06.2003 tarihli sözleşmenin 1. maddesi uyarınca 2 nolu dükkanın %50’si ile 13 nolu dairenin davalı … ’e; 3, 4 nolu dükkanlar ile 7, 10, 11, 15 nolu dairelerin davalı …’e verilmesi kararlaştırılmıştır. Davada binanın ortak yerlerine ve davalılara ait bağımsız bölümlere sözleşme dışı yapılan imalât farkı ile davalılar namına yapılan ödemelerin tahsili istenmiştir. Hükme dayanak bilirkişi raporunda sözleşme eki teknik şartname ile fiilen yapılan imalâtlar değeri karşılaştırılmadan, kısaca yapılması gereken imalât bedeli gösterilmeden farklı yapılan imalâtın bedeli hesaplanarak ve ayrıca …’e 6. kat verilmesi gerekirken 4. kattan daire verilmesi nedeniyle kat farkı hesabı yapılarak yüklenici alacağına katılmıştır. Oysa sözleşmede davalılara verilmesi gereken bağımsız bölümler belirlenmiştir. Yüklenici buna göre teslimle yükümlüdür. Bu nedenle sözleşme dışına çıkan bilirkişi raporuyla bağlı kalınarak hüküm kurulması doğru olmadığı gibi teknik şartnamesi uyarınca yapılması gereken imalât ile fiili yapılan imalâtın farkı gösterilerek hesap yapılması gerekirken, sadece fazla imalât hesaplanması ile yetinilmesi de doğru olmamıştır.
O halde mahkemece yapılması gereken iş; yeniden oluşturulacak uzman bilirkişilerle mahallinde keşif yapılmak suretiyle sözleşme gereği yapılması gereken ile fiilen yapılan imalâtın yapıldığı tarihteki rayiç bedeli karşılaştırılarak varsa fark tutarının hesaplattırılması, ortak yerdeki farktan davacıların payına isabet eden miktarın bulunması, yapı denetim ücretiyle ilgili sözleşmede açık bir hüküm bulunmadığından sonradan ortaya çıkan ödemelerden tarafların hisseleri oranında sorumlu olduğu kabul edilerek davanın sonuçlandırılmasından ibarettir. Bu hususlar üzerinde durulmadan yetersiz bilirkişi raporuyla bağlı kalınarak hükme varılması doğru olmadığı gibi davalıların sorumlu olduğu miktarlar ayrı ayrı belirlendiği halde, vekâlet ücreti ve yargılama giderinin her birinin yükümlü olduğu miktara göre hesaplama yapılması gerekirken tümünden sorumluluklarına karar verilmesi de kabul şekli bakımından doğru olmamıştır.
Karar bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunmayan davalılar yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 12.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.