Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/6965 E. 2009/1603 K. 20.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6965
KARAR NO : 2009/1603
KARAR TARİHİ : 20.03.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat … ile davalı vekili avukat … …. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, taraflar arasındaki muarazanın giderilmesi, menfi tesbit ve istirdat istemlerine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı bu davasında; davalı idarece gönderilen 15.02.2005 günlü yazı ile, davalı ile yaptıkları 03.07.2002 günlü sözleşme uyarınca yapılan kazı ve hafriyat nakliye imalâtları ile ilgili olarak, Karayolları nakliye formülü yerine Bayındırlık Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü’ne ait nakliye formüllerinin kullanılması sonucu kendisine 542.771,25 TL fazla ödemenin yapıldığının belirtilerek, bu miktarın davalıya ödenmesinin istendiğini, oysa taraflar arasında imzalanan sözleşme ve eklerinde nakliye bedeli için Bayındırlık Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü nakliye formüllerine göre hazırlanan analizlerdeki nakliye bedelinin ödeneceğinin kararlaştırıldığını ileri sürerek, bu nedenle davalıya borçlu olmadıklarının tesbitine, taraflar arasındaki muarazanın giderilmesine, yargılama sırasında davalı tarafça hakedişlerden kesinti yapılması veya idare nezdindeki teminat mektuplarının nakte çevrilmesi halinde bu tutarların istirdadına karar verilmesini istemiştir.
Taraflar arasında aynı sözleşmeden kaynaklanan ve Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2005/321 Esasına kayıtlı davanın açıldığı, bu davada idarece, yüklenici şirket tarafından hiç nakliye işleminin yapılmadığının iddia edildiği ve davanın halen derdest olduğu dosyadaki bilgilerden anlaşılmaktadır. HUMK’nın 45. maddesinde, aynı sebepten dava açılması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde davalar arasında bağlantı olduğu kabul edilerek birleştirilmesine karar verileceği belirtilmiştir.
Eldeki temyize konu dava ile Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2005/321 Esasına kayıtlı olarak açılan davanın aynı sözleşme ilişkisinden kaynaklandığı, tarafların aynı olduğu, biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olduğu açıktır. O halde davaların birleştirilmesine karar verilerek oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmelidir.
Kararın bu nedenle bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 550,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 20.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.