Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/7056 E. 2009/597 K. 06.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7056
KARAR NO : 2009/597
KARAR TARİHİ : 06.02.2009

Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle dava dilekçesinde şirketi temsile yetkili kimsenin davalı olarak gösterilmesinin temsilde hata olmasına ve düzeltilmesinin mümkün bulunmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Borçlar Kanunu’nun 360/II. maddesi gereğince, ayıpların giderilmesi büyük harcamaları gerektirmiyorsa iş-eser sahibi, yükleniciyi onarıma zorlayabileceğinden, davalı şirketin yaptığı ilk onarımın ayıplı olması sonucu ayıbın giderilmesi amacıyla ikinci defa yaptırılan onarım bedelinin davalı yükleniciden tahsiline mahkemece, karar verilmesi isabetli olmuştur. Ancak, iş-eserin ayıplı olmasında yüklenicinin kusuru varsa; iş sahibi, ayıp sonucu oluşan maddî zararının tazmini de yükleniciden talep edebilir ise de; somut olayda iş kaybı ve mazot sarfı sebebiyle uğranılan zararı kanıtlar deliller sunulmadan ve buna yönelik yeterli inceleme yapılmadan 1.000,00 TL iş kaybı, 300,00 TL mazot sarfı niteliğindeki zararların aynen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece yapılacak iş; ikinci defa yapılan onarım süresinin ve bu süre içinde kamyonun çalıştırılamaması sebebiyle uğranılan net zararın ne olduğu ve ayıplı onarımın fazladan mazot sarfına sebep olup olmadığının, olmuş ise tutarının uzman bilirkişi aracılığıyla incelettirilip rapor alınması ve talep konusu bu nitelikteki zararların tazminini davacının isteyip isteyemeyeceği konusunda hüküm kurulmasından ibaret olmalıdır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olduğu halde; davada kendisini vekille temsil ettiren davalı şirket yararına, davası reddolunan miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca vekâlet ücretine hükmedilmemiş olması HUMK’nın 417. maddesi hükmüne aykırı olduğundan, kabul şekli bakımından doğru olmamıştır.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bendde belirtilen nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2.) bendde açıklanan sebeplerle diğer temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 06.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.