YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7112
KARAR NO : 2009/16
KARAR TARİHİ : 12.01.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptâli ve takibin devamı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle kabul edilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebinde gösterilen %42 oranını aşmamak koşuluyla değişen oranlarda reeskont faizi uygulanacağının tabiî bulunmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Yanlar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Yine taraflar davacının üstlendiği işin bedeli konusunda da anlaşamamışlardır. İş bedelinin kararlaştırılmadığı ve tarafların ittifak edemedikleri hallerde iş bedelinin BK’nın 366. maddesi hükmünce yapıldığı tarihteki mahalli piyasa rayiçlerine göre belirlenmesi gerekir. Bu durumda mahkemece makine mühendisi bilirkişiden alınacak ek raporla davalının işin yapımında eski malzeme kullanılması sebebiyle nefaset indirimi yapılması gerektiğine dair itirazı da incelettirilmek suretiyle davacının yaptığı imalâtın yapıldığı tarihteki mahalli piyasa rayiçlerine göre bedeli konusunda ek rapor alınıp değerlendirilmek suretiyle davanın sonuçlandırılması gerekirken, bu itirazlar dikkate alınmaksızın bayındırlık birim fiyatlarına göre hesaplama yapan rapora itibar edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Öte yandan itirazın iptâli davalarında İİK’nın 67/II. maddesi uyarınca icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, alacağın likid ve borçlunun itirazında haksız olması gerekir. Alacağın varlığı ile miktarı yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporuyla saptandığından, alacak likid ve borçlu itirazında tamamen haksız değildir. Bu halde koşulları oluşmayan davacının icra inkâr tazminatının reddi yerine kabulü de usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Belirtilen sebeplerle kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bendde yazılı nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 12.01.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.