Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/7182 E. 2009/6809 K. 14.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7182
KARAR NO : 2009/6809
KARAR TARİHİ : 14.12.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, davalıya ait üç adet dairenin ve üç adet zemin katta bulunan işyerinin doğalgaza dönüşüm işinin malzemeli olarak yapımı ve proje bedelinin tahsili istemi ile girişilen icra takibine itiraz edilmesi üzerine itirazın iptâli, takibin devamı ve %40 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili istemi ile açılmıştır.
Davalı vekili verdiği cevapta, davacı ile akdi ilişkilerinin bulunmadığını, işin başkasına yaptırıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yazılı bir belge sunulmadığı, davacının yemin teklif etmediği, dolayısıyla davanın ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Borçlar Kanununun 355 ve devamı maddeleri uyarınca eser sözleşmesinde yüklenicinin akdi ilişkiyi ve yaptığı imalâtı ispat etmesi, eser sahibinin ise ödemeleri kanıtlaması gerekir. Davacı iddiasına dayanak bir belge sunamamıştır. Ancak mahallinde yapılan tespitte, davacı faturalarının imalâtla uyumlu olduğu belirtilmiştir. Öte yandan, davacı tarafından dosyaya sunulan 12.09.2007 tarihli ve … Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen 1161814 nolu poliçede, …. adresinde doğalgaz iç tesisatı projesinin sigortalandığı anlaşılmaktadır. Davacının ibraz ettiği bu projede …, yani davalı sigorta lehdarı olarak gösterilmiştir. Yüklenici davacının yapmadığı bir iş için imalâtı sigorta ettirmesi hayatın olağan akışına uygun değildir. Tespit raporundaki bulgular da nazara alındığında mahkemece yapılan incelemenin hüküm tesisine yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece öncelikle üçüncü kişi tarafından düzenlenen poliçenin, acenta Mehmet Salih Ayaşlı’dan istenerek gerçekten böyle bir poliçe düzenlenmiş ise, mahkemece masrafı davacıdan alınarak mahallinde keşif yapılıp, davacı faturalarında markaları belirtilen malzemelerin, dava konusu imalâtta kullanılıp kullanılmadığı hakkında rapor alınmalı, malzemenin davacı faturalarında gösterilen cins ve markalarda olduğunun anlaşılması halinde, yanlar arasındaki akdi ilişkinin varlığı kabul edilerek, imalâtın yapıldığı tarih itibariyle BK’nın 366. maddesi doğrultusunda mahalli rayiçlerden bedelinin saptanması, icra takibinde istenen faizin ihtarnamede verilen süreye göre hesaplanarak, takibe itirazın iptâline, takibin devamına karar verilmeli, ancak %40 icra inkâr tazminatı istemi reddedilmelidir.
Yapılacak inceleme sonucunda faturalardaki malzemenin kullanılmadığının anlaşılması halinde ise dava reddedilmelidir.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme davanın reddedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 14.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.