YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7238
KARAR NO : 2009/21
KARAR TARİHİ : 12.01.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle davalıların payına isabet eden alacak tutarının dava konusu yapılıp hüküm altına alınmış olmasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı arsa sahibi ile davalı yükleniciler arasında 15.04.1999 tarihinde düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalanmış, sözleşmenin 9. maddesi uyarınca; inşaatın ruhsat tarihinden itibaren 30 ayda bitirilmesi, aksi takdirde yüklenicilerin arsa sahibine daire başına rayiç kira bedeli ödemeleri kararlaştırılmış, 15. maddede ise; sözleşmeyi ihlal eden tarafın karşı tarafa 20.000 DM ödemesi öngörülmüştür.
Sözleşmenin 9. maddesinde düzenlenen hüküm, hukuki niteliği itibariyle BK’nın 158/II. maddesinde belirtilen ifaya ekli cezai şart olmayıp, dayanağını BK’nın 106/II. maddesinden alan ve gecikme sebebiyle oluşan zarar ve ziyanın tazminini amaçlayan bir hükümdür. Bu itibarla gecikme tazminatı mahiyetindeki bu istemin teslimde itirazî kayıt ileri sürülmesine gerek olmadan sözleşme uyarınca teslimi gereken tarihten, inşaatın sözleşme koşullarına uygun şekilde bitirilip teslim edildiği tarihe kadarki dönem için ve zamanaşımı süresi içinde dava konusu yapılabilmesi mümkündür. Belirtilen hukuki duruma göre yüklenicilerin geciktiği tüm süre için gecikme veya somut olaydaki özelliği dikkate alınarak adlandırılacak olursa kira tazminatına hükmedilmek gerekirken, tazminata esas sürenin eksik işlerin tamamlanabileceği süre ile sınırlandırılması doğru olmadığı gibi, cezai şart niteliği taşımayan gecikme tazminatının olayda uygulama yeri bulunmayan BK’nın 161/III. maddesi uyarınca tenkisi de usul ve yasaya aykırı olmuştur. Kaldı ki kabule göre de, dava konusu iş TTK’nın 12/III. maddesine göre ticari bir iş, davalı yükleniciler de dolayısıyla tacir sıfatına haiz olduklarından TTK’nın 24. maddesi uyarınca haklarında hükmedilecek cezai şartın tenkis edilemeyeceğinin nazara alınmaması da yerinde olmamıştır.
Sözleşmenin 15. maddesinde yer alan düzenleme ise BK’nın 158/I. maddesi hükmüne uygun seçimlik cezai şart niteliğindedir. Dava konusu yapılan bu tür bir cezai şartın istenebilmesi ise akdin icrasının yani ifanın talep edilmemiş olmasına bağlıdır. Oysa davacı BK’nın 106/II. maddesine göre seçimlik hakkını akdin ifası ve gecikme nedeniyle oluşan zararının tazmini yönünde kullandığından artık sözleşmenin 15. maddesinde ifade edilen seçimlik cezai şartın tahsilini isteyemez.
Şu halde mahkemece yapılacak iş; taraflar arasındaki sözleşmenin 9. maddesi gereğince, dava konusu yapılan bağımsız bölümlerin teslimi gereken tarihten taleple bağlı kalınarak 25.10.2005 tarihine kadar hesaplanacak kira tazminatının tümünün hüküm altına alınması, seçimlik cezai şart bedelinin tahsiline ilişkin talebin ise reddinden ibaret olduğu halde, değinilen hususlar nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi hatalı bulunmuş, belirtilen hususlar yönünden bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bendde yazılı nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, (2.) bent uyarınca hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 12.01.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.