Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/7266 E. 2009/6287 K. 20.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7266
KARAR NO : 2009/6287
KARAR TARİHİ : 20.11.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Davada, davalının yükümlülüğündeki 40 villanın iç dış sıva, boya ve kartonpiyer işlerinin malzemesi de davacıya ait olmak üzere büyük oranda yapıldığı, 20.000,00 TL dışında bedel ödenmediği, yapılan icra takibine de haksız olarak itiraz edildiği ileri sürülerek itirazın iptâli, takibin devamı ve %40 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili talep ve dava edilmiş, mahkemece davanın yazılı delille ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının işlemiş faiz ve inkâr tazminatına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dava, BK’nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmıştır. Bu tür sözleşmelerde yüklenici (davacı) yaptığı işin miktarını, iş sahibi (davalı) ise ödemelerini ispatla yükümlüdür. Akdî ilişkinin varlığı yazılı delille muvafakat edildiği takdirde şahitle de ispatlanabilir. İşin bedeli ihtilâflı bulunduğu takdirde ise BK’nın 366. maddesi gereğince imalâtın gerçekleştirildiği tarihlerdeki mahalli rayiçlerden saptanır. Dava konusu olayda akdi ilişkinin varlığı davalı yanca kabul edildiği için ayrıca senetle ispatı gerekmemektedir. Davalılardan … ve davalılar vekili keşif sırasında verdiği ifadesinde davacının işi yarım bıraktığını yapılan işlere karşılık 81.000,00 TL’ye anlaştıklarını, bu miktarın 31.000,00 TL’nin ödendiğini belirtmişler, ancak davacı 20.000,00 TL dışında ödemeyi ve iş miktarını kabul etmemiştir. Mahkemece yapılan keşif sonucu
alınan ilk bilirkişi raporunda ise imalâtın bedeli BK’nın 366. maddesi doğrultusunda hesaplanmış ve 138.000,00 TL olduğu açıklanmıştır. Bu durumda davacı alacağının bu miktar olduğu kabul edilerek ve davalının delil listesinde yemin hakkına dayanılmadığından kabul edilen 20.000,00 TL’nin tenziliyle ve taleple bağlı kalınarak icra takibinin 117.062.212.400 TL asıl alacağa %70 oranını geçmemek üzere %64 ve değişen oranlarda avans faizi yürütülmek suretiyle takibe itirazın iptâli ile takibin devamına karar verilmesi, işlemiş faiz ile inkâr tazminatı isteminin reddedilmesi gerekirken davanın tümüyle reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bendde yazılı nedenlerle sair temyiz itirazlarının reddine, (2.) bent gereğince hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 7,20 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 20.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.