Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/744 E. 2009/470 K. 02.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/744
KARAR NO : 2009/470
KARAR TARİHİ : 02.02.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, yanlar arasında yapılan 05.09.2003 tarihli adî yazılı şekilde yapılan sözleşmeye dayalı olarak açılmış olup; ayıpların giderilmesi bedeli ile ceza koşulu alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 1.400,00 TL ayıpların giderilmesi bedeli ile 14.880,00 TL ceza koşulu alacaklarının tahsiline karar verilmiş ve verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Yanlar arasında adî yazılı şekilde yapılan 05.09.2003 tarihli sözleşme, Borçlar Kanunu’nun 355. maddesi hükmünde tanımlandığı üzere, niteliğince bir “eser” sözleşmesi olup; bu sözleşme davacı apartman yönetimi tarafından iş sahibi; davalı şirket tarafından ise, yüklenici sıfatlarıyla imzalanmıştır. Yüklenici davalı, sözleşmede yazılı koşullarla “Palanga ….. ….. Ortaköy İstanbul” adresinde bulunan apartmanın dış cephe kaplaması (mantolama) işinin yapımını yüklenmiştir.
Sözleşme konusu işin, gecikmeli olarak davalı tarafından, davacı iş sahibine 31.12.2003 tarihinde teslim olunduğu çekişmesizdir. Sözleşmenin (6.1.) maddesi hükmünde, yüklenicinin işin tesliminde temerrüdünün gerçekleşmesi halinde her geciken gün için iş sahibi davacıya 240.000.000 (240,00 TL) ceza ödeyeceği kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin (6.1.) maddesinde, öngörülen düzenleme, BK’nın 158/II. maddesi hükmü uyarınca “ifaya ekli ceza” niteliğindedir. Ancak, BK’nın 158/II. maddesi hükmü uyarınca, sözleşme konusu iş-eserin hiçbir ön koşul ileri sürmeksizin iş sahibi tarafından kabul edilmiş olması durumunda ifaya ekli cezayı isteme hakkı düşer. Somut olayda da, sözleşme konusu işin davacı tarafından herhangi bir ihtirazî kayıt ileri sürmeksizin teslim alındığı sabit olduğu gibi; sözleşmede de işin davacı tarafından ön koşul ileri sürmeksizin teslim alınmış olması halinde ifaya ekli cezanın istenebileceğine ilişkin bir kayıt bulunmamaktadır. Bu hukuksal nedenle, ceza koşulu alacağına yönelik davanın reddi gerekirken mahkemece, kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bendde belirtilen nedenle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2.) bendde açıklanan sebeplerle diğer temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 02.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.