YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7635
KARAR NO : 2009/6811
KARAR TARİHİ : 14.12.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı-k.davalı … İnş.Taah.Tic.Ltd.Şti. vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-k.davalı vekili gelmedi. Davalı-k.davacı vekili Avukat Ulviye … …. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı-k.davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Taraflar arasındaki uyuşmazlık 29.07.2004 tarihli sözleşme ile yapımı üstlenilen “Bakırköy Kadın Cezaevi ve Eklentileri Yapım İşi” sözleşmesinden kaynaklanmıştır. Yüklenici tarafından Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2006/326 Esas sayısında açılan davada, iş yerinin geç teslim edilmesine rağmen gerekli süre uzatımının verilmediği ileri sürülerek, eser sahibince yaratılan muarazanın giderilmesi, 138 gün süre uzatımının verilmesi gerektiğinin tespiti ve 100.000,00 YTL alacağın davalıdan tahsili istenmiş, bu davada mahkemece yükleniciye 84 gün süre uzatımı verilmesi gerektiğinin tespitine, davacının 12.759,17 YTL alacağı bulunmakta ise de, karşı davada, daha fazla borcunun olduğunun anlaşılması üzerine mahsupla, alacak davasının reddine karar verilmiştir.
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2006/621 Esasında dava açan Bakanlık, teminat mektubunun güncelleştirilmesi suretiyle oluşan alacağının tahsilini istemiş, mahkemece 133.925,00 TL’nin ıslah tarihi 05.12.2007 tarihinden itibaren yükleniciden tahsiline karar verilmiştir.
Yine Bakanlıkça İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2006/290 Esasında açılan davada 1.000.000,00 TL’nin tahsili istenmiş, mahkemece, Bakanlığın ceza kesintisi sonucu oluşan alacağından, yüklenici alacağının mahsubu ile 73.559,00 YTL’nin tahsiline karar verilmiş, verilen kararlar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle yanlar arasında imzalanan sözleşmeye ve yer teslimi 07.10.2004 tarihinden 550 gün sonrasında işin 09.04.2006 tarihinde teslimi gerekmekte ise de, iş yerindeki bazı taşınmazların geç teslim edilmesi sebebiyle, yükleniciye verilen 54 günlük süre uzatımına rağmen işin 02.06.2006 tarihinde tamamlanamamasına, ayrıca yüklenicinin alacaklıları tarafından haciz ihbarnameleri tebliğ olunup, yüklenicinin çalıştırdığı işçilerin alacaklarının ödenmemesi gibi nedenler gözetildiğinde yüklenicinin temerrüde düşmüş olmasına ve akdin feshinde Bakanlığın haklı bulunmasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Yukarıda da açıklandığı üzere davalı ve karşı davacı Bakanlık, yükleniciye 54 gün süre uzatımı verilmesini kabul ederek, işin teslimi gereken tarihi 02.06.2006 olarak kabul etmiş, 10.05.2006 tarihli yazı ile yükleniciye işe başlaması konusunda 20 günlük süre vererek işe başlamasını istemiştir. Hâl böyle iken bu süre içerisinde şantiyede faaliyet bulunmadığını belirlemiş, süre dolmadan mahkemeden aldığı 23.05.2006 tarihli kararla, yükleniciye ait malzemenin şantiye dışına çıkartılmaması konusunda ihtiyatî tedbir uygulatmış ve sürenin bittiği tarih olan 30.05.2006 tarihinde temyize konu davayı açmak suretiyle akdi fiilen feshetmiştir. Bu durumda mahkemece 84 gün süre uzatımı verilmesine ilişkin kabul yerinde olmayıp, bilirkişilerce yeterli görülen 54 gün ilave süre ile birlikte belirlenen 02.06.2006 tarihinden önce akit feshedilmiş olup, yüklenicinin gecikmesinden sözedilemeyeceğinden 2006/290 esas sayılı davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu dava için 16 günlük cezai şart alacağına hükmedilmesi doğru olmamıştır. Bu aşamada yazılı bir fesih bildiriminde bulunulmadığından ve kalan işlerin ihalesi başka bir yükleniciye verilmediğinden, eser sahibi Bakanlığın ihale farkı nedeniyle bir zararı ile ilgili olarak Bakanlıktan, yarım kalan işlerin tamamlanması için yeni bir ihaleye çıkılıp çıkılmadığı sorulup, yeni bir ihale yapılmış ise, evrakları celbedilip, Bakanlığın başkaca menfi zararları da değerlendirilip, dava sonuçlandırılmalıdır. Mahkemece, Bakanlığın açtığı bu davanın sadece cezai şart alacağına ilişkin kabul edilerek reddedilmesi doğru olmamıştır.
3-Bakanlıkça açılan 2006/621 Esas sayılı davada, 133.925,00 TL’nin 05.12.2007 ıslah tarihinden itibaren faizi ile tahsiline karar verilmiştir. Oysa teminat mektuplarının güncelleştirilmesi ile ilgili olarak yükleniciye 26.07.2006 tarihinde ihtar yazısı gönderildiği bilirkişi raporunda açıklandığından, bu yazının tebliğ edildiği tarih ve verilen süre nazara alınarak faize hükmedilmeli, aksi takdirde asıl davada istenilen miktar için 24.11.2006 tarihinden, ıslahla arttırılan miktar için ise, 05.12.2007 ıslah tarihinden başlayarak faize hükmedilmelidir. Belirtilen sebeplerle karar taraflar yararına bozulmalıdır.
Yüklenici tarafından açılan 2006/326 Esas sayılı dava yönünden ise; bu davada, bilirkişilerce hesaplanan 12.759,17 TL imalât alacağının, davalı Bakanlıktan tahsiline karar verilmesi gerekirken, Bakanlığın açtığı davadaki alacaktan mahsup edilerek, reddi cihetine gidilmesi usul açısından doğru olmadığı gibi taraflar arasında inşaatın getirildiği seviye açısından uyuşmazlık olduğu gibi, yüklenicinin 16 nolu hakedişten sonra gerçekleştirdiği bir imalâtının bulunup bulunmadığı da ihtilâflıdır. Mahkemenin devamı sırasında işin kesin hesabı Bakanlıkça çıkartılmış ve dosyaya ibraz olunmuştur. Yüklenici vekili tarafından kesin hesaba itiraz edilmiştir. gerek tespit raporlarında ve gerekse mahkemece alınan bilirkişiler kurulu raporunda, inşaat seviyesinin pursantaj esasına göre belirlendiği görülmektedir. Oysa, işin kesin hesabı yapılırken geçici hakediş raporlarında yer alan metrajlara bakılmaksızın, yapılan işin gerçek metrajının saptanması zorunludur. Bu nedenle mahkemece, mahallinde keşif yapılmak suretiyle kesin hesaba esas olmak üzere, Bakanlıkça çıkartılan kesin hesaba vâki itirazlar üzerinde durularak, yüklenicinin yaptığı işin gerçek metrajı belirlenip yüklenicinin kesin hesaptan dolayı sözleşme fiyatlarıyla alacaklı olup olmadığı saptanmalıdır.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bendde yazılı sebeplerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, (2.) bent uyarınca hükmün davalı ve karşı davacı Bakanlık, (3.) bent uyarınca ise taraflar yararına BOZULMASINA, 625,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacı ve karşı davalı şirketten alınarak vekille temsil olunan davalı ve karşı davacı Bakanlığa verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacı-k.davalı …ye geri verilmesine, 14.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.