YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7915
KARAR NO : 2009/7284
KARAR TARİHİ : 29.12.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı-k.davacı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup asıl davada düğün resimlerinin kaybedilmesi nedeniyle manevi tazminat, karşı davada ise ödenmeyen iş bedelinin tahsili talep edilmiştir. Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen karar davalı-karşı davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Asıl davada davalı ile düğün fotoğrafı çekimi albüm yapımı ile ilgili eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu, 90 civarında fotoğraf çekilmesine rağmen bir kısmının silindiği ve eksik fotoğraf teslim edildiği ileri sürülerek manevi tazminat isteminde bulunulmuştur. Yanlar arasında yazılı sözleşme yapılmamıştır. Anlaşmanın ne miktar fotoğraf çekimi için yapıldığı konusunda da mutabakat bulunmamaktadır. Fotoğrafların ayıplı olduğu da iddia edilmemiştir.
Borçlar Kanununun haksız eylem faslında düzenlenen 49. maddesi, aynı Yasanın 98. maddesinin ikinci fıkrası aracılığı ile sözleşmeye aykırı davranışlarda da uygulanmaktadır. Nevar ki, anılan hükme göre manevi tazminat isteğinin kabul edilebilmesi için diğer koşulların varlığının yanında kişilik haklarına saldırının varlığı da zorunludur. Düğün, nişan gibi önemli bir günün belgelenmemiş olması gelin ve damat için üzüntü kaynağı oluşturur ise de; fotoğrafların eksik sayıda çekilmesi ve albümlerin az sayıda fotoğrafla oluşturulmasının tek başına kişisel haklara saldırı niteliğinde bulunduğunun kabulü mümkün değildir.
Bu durumda, somut olayda manevi tazminat koşullarının varlığından söz edilemeyeceğinden, asıl davanın tümden reddi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu kısmen kabulü doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bendde açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2.) bent uyarınca kabulü ile hükmün davalı-karşı davacı lehine BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı-k.davacı …’e geri verilmesine, 29.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.