Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/1079 E. 2009/1829 K. 30.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1079
KARAR NO : 2009/1829
KARAR TARİHİ : 30.03.2009

Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesine dayalı fazla imalât bedelinin ödenmesi istemiyle yapılan takibe vaki itirazın iptâline ilişkindir. Davalı bir kısım işlerin davacı tarafından yapıldığını, diğerlerini başkasına yaptırdığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının temyiz itirazları tümüyle reddedilmelidir.
2-Davacının temyizine gelince; Taraflar arasında davalıya ait evin PVC doğrama ve sair işlerinin yapımı konusunda sözleşmenin varlığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık sözleşme dışında kalan ve 25.11.2004 tarihli faturaya konu imalâtların kimin tarafından yapıldığı konusundadır. Davalı çelik kapı ile mutfaktaki bir kısım imalât dışında kalanları başkasına yaptırdığını savunmuştur. Mahkemece kabul dışındaki imalâtların kendisi tarafından yapıldığına ilişkin davalının yemini eda etmesi nedeniyle istem reddedilmiştir. Oysa eser sözleşmelerinde kural, sözleşmenin varlığı ihtilâfsız ise imalâtın yüklenici tarafından yapıldığının kabulü gerektiği yönündedir. Bunun aksini iddia eden iş sahibinin, imalâtı başkalarına yaptırdığını kanıtlaması gerekir. Ödeme belgeleri, fatura veya sözleşme gibi herhangi bir delil ibraz edilmiş değildir. O halde yapılması gereken iş davalının kabulü dışında kalan diğer imalâtlarının davacı tarafından yapılmadığı kendisince tamamlandığı konusunda davalının, davacıya yemin teklifine hakkı olduğu hatırlatılarak, yemin edildiğinde yapıldığı tarihteki piyasa fiyatları ile bedeli bilirkişiye hesaplattırılıp, bu miktar için de dava kabul edilmeli, aksi durumda, şimdiki gibi bu kısım için dava reddedilmelidir. Kanıtlama yükümlülüğünde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde hükme varılması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1. bendde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 74,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 30.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.