Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/120 E. 2009/1801 K. 27.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/120
KARAR NO : 2009/1801
KARAR TARİHİ : 27.03.2009

Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, 6183 Sayılı Yasa’dan kaynaklanmakta olup davacı hazine vekili; Dursunbey Vergi Dairesi mükelleflerinden dava dışı borçlu ….Sat.Nak.Ltd.Şti. hakkında yürütülen takip sırasında düzenlenen 19.10.2007 tarihli haciz bildirisi ile borçlunun, üçüncü kişi durumunda olan davalı bankadaki alacak ve haklarına haciz konulduğu ve bu bildirinin 25.10.2007 tarihinde tebliğ edildiğini ancak davalı bankaca gönderilen 01.11.2007 günlü cevabi yazıda, borçlu şirketin hesabında para bulunmadığı gibi banka ile imzaladığı muhtelif sözleşmelerden dolayı bankaya karşı borçları ve/veya mali riskleri bulunduğu, dolayısıyla bankanın öncelikli rehin/hapis/takas/mahsup haklarının olduğunun bildirildiğini, bu itirazların 6183 Sayılı Yasa’nın 67. maddesinde yer alan istihkak iddiası niteliğini taşıdığını beyanla anılan istihkak iddiasının def’i ile kamu alacağının alacaklı tahsil dairesine gönderilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; dava konusu olayda fiili haciz durumu ve üçüncü kişi iddialarının haciz zaptına geçirilmesi gibi bir durum sözkonusu olmadığından uyuşmazlığın çözümünde 67. maddenin uygulanamayacağı belirtilerek açılan davanın yersiz olduğu, ayrıca banka ile borçlu arasında tanzim olunan kredi sözleşmesi nedeniyle bankanın, borçlu hesabı üzerinde rehin/takas hakkı bulunduğu, kaldı ki haciz bildirim tarihinde borçlunun banka nezdindeki hesabında para bulunmadığı ve haciz konulmasının da mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
HUMK’nın 76. maddesi hükmüne göre hakim Türk Kanunları mucibince hüküm verir. Uyuşmazlık konusuna etki eden maddi vakıaların iddia ve ispat edilmesi yükümlülüğü taraflara ait ise de uyuşmazlığın çözümünde hangi yasa hükümlerinin uygulanacağını belirleme görevi tarafların beyanları ile bağlı kalınmaksızın hakime aittir. Bu itibarla somut olayda davacının maddi vakıalar izah ettikten sonra talebini 6183 Sayılı Yasa’nın 67. maddesine dayandırması yasal açıdan önem arzetmemekte olup hakim yönünden de bir bağlayıcılığı bulunmamaktadır.
Dava konusu uyuşmazlıkta alacaklı kamu idaresi olan Dursunbey Vergi Dairesince borçlunun üçüncü kişideki alacak ve haklarının haczi amacıyla davalı bankaya haciz bildiriminde bulunulmuş, davalı üçüncü kişi banka ise bu bildirime karşı süresinde itiraz etmiştir. Açıklanan bu olguların hukuki nitelendirilmesi 6183 Sayılı Yasa’nın 79. maddesinde yer almaktadır. O nedenle üçüncü şahıs elinde haczedilen mallara ilişkin istihkak iddialarını düzenleyen 67. maddenin, istihkak iddiasına gerekçe yapılan bir takım rehin/takas/mahsup vb. esasa ilişkin iddialarla öne çıkartılarak davada uygulanıp uygulanamayacağının tartışılmasına gerek yoktur. Şu halde dava yasal yönüyle açıkça 6183 Sayılı Yasa’nın 79. maddesinden kaynaklanmış olup ihtilâfın anılan hükümde açıklanan koşullar çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir. Konuya bu açıdan bakılınca da, kamu alacağının tahsili için davalı üçüncü kişiye yapılan haciz bildirim tarihinde dava dışı borçlunun üçüncü kişide herhangi bir hak ve alacağının bulunduğu kanıtlanamadığı ve davalının da bu bildirime süresinde itiraz ettiği anlaşılmakla belirtilen bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi uygun olacaktır. Bu sebeple mahkeme kararında yer alan diğer gerekçeler somut uyuşmazlık açısından yerinde görülmemişse de açıklanan nedenler doğrultusunda sonucu itibariyle doğru olan hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün HUMK’nın 438/son maddesi hükmüne göre değiştirilen ve düzeltilen gerekçe ile ONANMASINA, 27.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.