Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/1322 E. 2010/1585 K. 22.03.2010 T.

Yayınlanma Tarihi: 11.02.2024 06:20


YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1322
KARAR NO : 2010/1585
KARAR TARİHİ : 22.03.2010


Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği


Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... .... Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -

Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca gecikme tazminatı alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Kat Karşılığı İnşaat Yapım Sözleşmelerinin geçerli olabilmesi için tapuda pay devrini de içerdiğinden TMK’nın 706/I, BK’nın 213, Tapu Kanunu’nun 26 ve Noterlik Kanunu’nun 60. maddeleri uyarınca resmi şekilde yapılmış olması zorunludur. Resmi şekle uyulmadan yapılan Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmeleri’nin geçerlilik kazanmaları için sözleşme ile birlikte ya da inşaatın devamı süresinde tapuda pay devrinin yapılması ya da inşaatın önemli ölçüde tamamlanmış olması gerekir. Somut olayda yanlar arasında imzalanan 08 Haziran1998 tarihli sözleşme adî yazılı olarak düzenlendiği gibi getirtilen tapu kayıtlarına göre yükleniciye tapuda pay devri de yapılmadığı anlaşılmıştır. Mahkemenin kabulüne göre dahi inşaatın %65 seviyesinde tamamlandığı belirlenmiş olduğundan edimin önemli oranda tamamlandığından ve bunun sonucu olarak sözleşmenin geçerli hale geldiğinden bahsedilemez. Bu halde sözleşmenin şekle aykırılık sebebiyle geçersizliğini ileri sürmek hakkın kötüye kullanılması olarak kabul edilemez. Ortada geçerli olarak yapılan veya sonradan geçerli hale gelen bir sözleşme bulunmadığından arsa sahipleri bu sözleşmeye dayanarak gecikme tazminatı isteminde bulunamazlar. Hal böyle olunca, davanın tümden reddi yerine yanlış değerlendirme sonucu kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı yüklenici şirket lehine BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacılardan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 22.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.