YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/161
KARAR NO : 2009/2445
KARAR TARİHİ : 27.04.2009
Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki dahili davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan ve ödenmeyen bakiye iş bedelinin tahsili için yapılan ilâmsız icra takibine itiraz üzerine, itirazın iptâli ve takibin devamı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı borçlu vekili, Bergama İcra Müdürlüğünde yapılan takibe karşı, borca ve icra dairesinin yetkisine itiraz ederek, yetkili icra müdürlüğünün Kınık İcra Müdürlüğü olduğunu belirtmiştir.
Yargıtay’ın kararlılık kazanmış uygulamalarına göre icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş ise, itirazın iptâli davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın öncelikle icra dairesinin yetkisine itirazın incelenip sonuçlandırılması gerekir. İtirazın iptâli davasının görülebilmesi usulüne uygun şekilde yapılmış geçerli bir takibin varlığına bağlıdır. Geçerli bir takibin bulunmadığı durumlarda, itirazın iptâli davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur. İcra dairesinin yetkisine itiraz edildiği hallerde bu itiraz incelenip sonuçlandırılmadığı sürece açıklanan şekilde geçerli bir takibin bulunmayacağı ortadadır. (H.G.K’nın 20.03.2002 gün 2002/13-241 E, 208 K., 28.03.2001 gün 2001/19-267 E, 2001/311 K. sayılı kararları).
İİK’nın 50/I. maddesi hükümlerine göre HUMK’nın yetkiye ilişkin hükümleri ilâmsız icradaki yetki hakkında kıyasen uygulanır. Buna göre ilâmsız icrada genel yetkili icra dairesi borçlunun ikametgahı icra dairesidir (HUMK 9. mad.). Bunun dışında aktin ifa olunacağı yer icra dairesi de özel olarak yetkilidir (HUMK 10. mad.). Ayrıca kamu düzeninden sayılmayan hallerde yetki sözleşmesi ile yetkili olmayan bir icra dairesi de yetkili kılanabilir (HUMK 22. mad.)
Yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında somut olayın incelenmesinde, davalı borçlunun ikametgahının Kınık İlçesi olduğu, dava dilekçesindeki adres ve davacı tarafından düzenlenen faturadaki bilgilerden anlaşılmaktadır. Yine dava konusu işlerin yapıldığı –akdin ifa yeri de – Kınık’tır. Yanlar arasında Bergama İcra Müdürlüğü’nün yetkili kılındığına dair bir sözleşme de yoktur. O halde yetkili icra dairesi, Kınık İcra Müdürlüğü olduğundan, davalı borçlu vekilinin Bergama İcra Dairesinin yetkili olmadığı, yetkili icra dairesinin Kınık İcra Dairesi olduğuna dair itirazı usul ve yasaya uygundur.
Bu durumda mahkemece takip yapılan icra dairesinin yetkili olmadığı ve ortada geçerli bir icra takibi bulunmadığı gözetilerek itirazın iptâli davasının bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı borçlu iş sahibi vekilinin temyiz itirazının kabulü ile, kararın davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden dahili davalı …’a geri verilmesine, 27.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.