Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/2309 E. 2009/5932 K. 05.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2309
KARAR NO : 2009/5932
KARAR TARİHİ : 05.11.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat … ile davalı üniversite vekili avukat … ile davalı … …. Müdahiller gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, itirazın iptâli, icra takibinin devamı, icra inkâr tazminatı istemleriyle açılmış, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemenin 07.10.2004 tarihli ilk kararında asıl alacak yönünden itirazın iptâline, icra takibinin devamına, icra takibinden sonra yapılan ödemelerin infaz aşamasında icra müdürlüğünce dikkate alınmasına, icra inkâr tazminatı ve fazla isteklerin reddine karar verilmiştir. Mahkemenin bu kararı önce Dairemizin 17.01.2007 günlü ilâmı ile onanmış, daha sonra davalı tarafın karar düzeltme istemi üzerine 12.07.2007 günlü ilâmı ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece Dairemizin bozma ilâmına uyulmasıyla taraflar yararına kazanılmış haklar oluşmuştur. Mahkemece bu durum gözden kaçırılarak ve özellikle davacı yararına oluşan kazanılmış hak dikkate alınmaksızın, davacı yüklenici şirketin temerrüt oluşmaması nedeniyle faiz isteme hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
İcra takibinin başlatıldığı tarihte davacı yüklenici şirketin 105.117,97 TL iş bedeli nedeniyle alacaklı olduğu, bu alacağın 04.11.2002, 15.11.2002 ve 03.12.2002 tarihlerinde ödendiği anlaşılmaktadır. Davacı yüklenici şirketin icra takibinin başlatıldığı tarih ile ödemelerin yapıldığı tarihler arasındaki günler için hesaplanacak faiz miktarını isteme hakkı mevcuttur. Davacı yüklenici şirket vekili bu şekilde hesapladığı faiz miktarını yapılan ödemeden mahsup ederek, kalan ödemeyi asıl alacağa saymak suretiyle icra takibini başlatmıştır. Bu durumda icra takip tarihinden ödeme tarihlerine kadar hesaplanacak faiz miktarı davalının davanın açılmasından önce yaptığı ödeme miktarından düşülmek ve kalan ödeme miktarı asıl alacağa sayılmak suretiyle, kalan ve henüz ödenmeyen asıl alacak yönünden, davacı tarafın dava dilekçesindeki isteği de dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken, Dairemizin bozma ilâmı dikkate alınmaksızın yazılı şekilde davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 625,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 05.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.