Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/2491 E. 2009/4320 K. 13.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2491
KARAR NO : 2009/4320
KARAR TARİHİ : 13.07.2009

Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği
2- …,…,…,…
Vek. Av. …

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, İİK’nın 67. maddesi hükmüne dayalı açılmış olup, icra takibine borçlu davalının vâki itirazının iptâli istemine ilişkindir.
Mahkemece, geçerli bir icra takibinin bulunmaması sebebiyle davanın reddine karar verilmiş, verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
İstanbul 4. İcra Müdürlüğü’nün 2006/17669 takip sayılı dosyası kapsamından; takip alacaklısı davacı şirket tarafından “…” takip borçlusu gösterilerek, hakkında adi takip yoluyla başlatılan icra takibinde 23.833,90 TL asıl alacak, 99,30 TL işlemiş faiz ve 62,79 TL ihtarname masrafı olmak üzere 23.995,99 TL’nin tahsilinin istendiği ve …Vadi İş Ortaklığını oluşturan şirketlerin temsile yetkili organınca verilen vekâletname ile vekil tarafından kısmi itirazda bulunularak, 21.426,50 TL takip konusu asıl alacak kısmının icra dosyasına yatırıldığı ve kısmi itirazın ise süresinde olduğu anlaşıldığı gibi; itirazın iptâli davasının da ödenmeyen asıl alacak kısmı ile takip konusu işlemiş temerrüt faizi ve ihtarname masrafı üzerinden takip borçlusunun itirazının iptâli istemiyle açılmış olduğu tespit olunmuştur.
İcra takip talepnamesinde sadece “…” yani adi ortaklığı takip borçlusu olarak gösterilmiş ise de; bu adi ortaklığı oluşturan … Yapı İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret A.Ş, … Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve … İnşaat Taahhüt Ticaret ve Sanayi Ltd.


./..
s.2

15.H.D.
2009/2491
2009/4320

Şti’ni temsile yetkililerince verilen vekâletname uyarınca adi ortaklığı temsilen icra takibine kısmi itirazda bulunulmuştur. Dava dilekçesinde de, sadece “…” davalı olarak gösterilmiş ve yine adi ortakların tümünü davada vekilleri temsil etmiştir. Gerçekten de, adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığı gibi, davada taraf ehliyetleri de yoktur. Kural olarak adi ortaklık, iştirak kurallarına tâbidir, ancak Borçlar Kanununun 534. maddesi hükmü gereğince, para borçlarından ötürü, adi ortaklar, alacaklılara karşı müteselsilen sorumludurlar. Adi ortaklığa karşı başlatılmış olan icra takibi veya dava, diğer ortakların tümüne karşı yöneltilmiş demektir. Nitekim, icra takibinde de, itirazın iptâli davasında da, az yukarıda açıklandığı üzere, adi ortaklarca verilen vekâletname uyarınca icra takibine kısmi itirazda bulunmak ve davada da temsil olunmak suretiyle takip ve davada pasif husumet ehliyetine haiz oldukları kabul edilmiştir. O halde, mahkemece uyuşmazlığın esasına girilerek, uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan sebeplerle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeple davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüne ve kararın davacı yararına BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 13.07.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.