Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/2766 E. 2009/3464 K. 09.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2766
KARAR NO : 2009/3464
KARAR TARİHİ : 09.06.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, alacak istemiyle açılmış, mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki 30.07.1998 tarihli sözleşme bedel karşılığıdır. Bu nitelikteki bir sözleşmenin taraflardan birisinin fesih beyanının diğer tarafa ulaşması ile fesh edilmesi mümkündür. Davalı yüklenici tarafından davacı iş sahibi şirkete gönderilen Ankara 6. Noterliğinin 22 Ekim 1998 tarih, 38004 yevmiye numaralı ihtarnamesinde iş sahibi şirketin yükümlülükleri belirtilerek, bunların 30 gün içerisinde yerine getirilmesi istenmiş, aksi takdirde sözleşmenin tek taraflı olarak feshedileceğinden sözedilmiştir. Daha sonra yüklenici tarafından sözleşmenin fesh edildiğine ilişkin davacı iş sahibi şirkete herhangi bir bildirimde bulunulmamıştır. Taraflar arasındaki ilişki devam etmiş, davacı iş sahibi şirket vekili davalı yükleniciye gönderdiği 09.04.2003 günlü Konya 2. Noterliğine ait 4676 yevmiye numaralı ihtarname ile sözleşmenin fesh edildiğini davalı yükleniciye bildirmiştir. Bu ihtarnameye karşı davalı yüklenici vekili tarafından gönderilen Ankara 16. Noterliğinin 30 Nisan 2003 gün, 12206 yevmiye numaralı ihtarnamesinde, yüklenicinin daha önce sözleşmeyi feshettiği konusunda bir beyan yer almadığı gibi, davacı iş sahibi şirketin tek taraflı irade beyanı ile sözleşmeyi feshedemeyeceği, fesih beyanının geçersiz olduğu bildirilmiştir.
Bu durumda davalı yüklenici tarafından taraflar arasındaki sözleşmenin daha önce feshedilmediği, davacı iş sahibi şirket vekili tarafından gönderilen 09.04.2003 günlü ihtarnameyle fesih beyanının davalı yükleniciye bildirildiği, bu şekilde taraflar arasındaki ilişkinin sona erdiği, davanın sözleşmenin feshinden itibaren BK’ nın 126/IV. maddesinde
belirtilen 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmasından önce açıldığı anlaşıldığından, mahkemece davanın esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme sonucu yüklenici tarafından sözleşmenin daha önce feshedildiği kabul edilerek zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı iş sahibi şirket yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 09.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.