Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/2812 E. 2009/4702 K. 14.09.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2812
KARAR NO : 2009/4702
KARAR TARİHİ : 14.09.2009

Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, İİK.67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, icra takibine borçlu davalının vakî itirazının iptâli istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile takip borçlusu davalının, icra takip konusu 3.275,00 YTL asıl alacak üzerinden vakî itirazının iptâline ve fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş ve verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İzmir 19.İcra Müdürlüğünün 2008/4203 takip sayılı dosyası kapsamından; takip alacaklısı davacı şirket tarafından takip borçlusu davalı şirket hakkında adi takip yoluyla başlatılan icra takibinde, 4 adet fatura ile 21.09.2007 tarihli adi yazılı sözleşme dayanak alınarak, 5.693,00 YTL asıl alacağın tahsilinin istendiği ve takip borçlusunun süresindeki itirazı sonucu takibin durduğu anlaşıldığı gibi; itirazın iptâli davasının da İİK.67.maddesinde öngörülen bir yıllık süresi içinde açıldığı saptanmış bulunmaktadır.
Yanlar arasındaki 21.09.2007 tarihli adi yazılı sözleşme, Borçlar Kanunu’nun 355. maddesi gereğince, eser sözleşmesi niteliğindedir. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Sözleşmede yazılı imalât işlerinin, 15.375,00 YTL (TL) götürü bedelle yüklenici davacı tarafından yapılacağı, yanlarca kararlaştırılmıştır. Mahkemece, iş bedelinin toplamı 15.275,00 TL olarak kabul edildiği halde, davacı yüklenici kararı temyiz etmediğinden ve dolayısıyla iş bedeli tutarına yönelik olarak davalı yararına kazanılmış hak oluştuğundan iş bedelinin (15.275,00 TL) olduğunun kabulü gerekmektedir.
Borçlar Kanunu’nun 364. maddesi gereğince, kural olarak iş bedeli, iş-eserin tesliminde istenebilir olur. Ancak, sözleşmenin yanlarınca iş bedelinin ödeme zamanı ve şekli değişik şekilde düzenlenebilir. Nitekim, somut olayda da iş bedelinin 12.000,00 TL’sinin peşin, bakiyesinin ise, işin bitiminde ödeneceği taraflarca kabul edilmiştir. Davacı yüklenici, hilton aynaların üç adedinin takılmadığını; çünkü iş sahibi tarafından buna yönelik edimin yerine getirilmesi için uygun olanak sağlanmadığını savunmuş ve bu sebeple aynaların takılmadığını bildirmiştir. Mahkemece, bu husus değerlendirilmeden sözleşme konusu tüm işin yapılmış olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Oysa, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde; davacının, aynanın takılmasına ilişkin ediminin ifası amacıyla davalıyı alacaklı temerrüdüne düşürmediği sonucuna varılmıştır. Açıklanan bu nedenlerle, yüklenici davacının sözleşme konusu edimini tümüyle ifa etmediğinin kabulü gerekmektedir.
O halde, mahkemece yapılacak iş; rapor sunan bilirkişiye inceleme yaptırılarak ya da yeni bir bilirkişi aracılığıyla gerektiğinde yerinde keşif yapılarak, yüklenici davacının işten el çektiği tarih itibariyle yapılan işin tüm işe oranının saptanması, bu oranın götürü bedel olan 15.275,00 YTL (TL)’na uygulanmasıyla çıkan bu miktardan davalının ödediği miktar da düşülerek sonucuna göre bir karar vermekten ibaret olmalıdır. Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bendde belirtilen nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2.) bendde açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 14.09.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.