YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/30
KARAR NO : 2009/1796
KARAR TARİHİ : 27.03.2009
Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vâki itirazın iptâli istemine ilişkin olup, mahkemece icra dairesinin yetkisiz olduğundan bahisle verilen red kararı davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı yüklenici şirket 21.04.2006 tarihli sözleşmeden doğan alacağını faturalandırarak icra takibine konu yapmış, davalı iş sahibi şirket ise süresinde takip dosyasına sunduğu itiraz dilekçesinde, takibin yapıldığı Ankara İcra Dairesi’nin yetkisine itiraz etmiş ve yetkili icra dairesinin şirketin ticaret sicilinde kayıtlı olduğu Adıyaman İcra Dairesi olduğunu ileri sürmüştür. Mahkeme, davalı yanca akdî ilişki inkâr edildiğinden HUMK’nın 9. maddesi gereğince genel yetkili olan davalının ikametgâhının bulunduğu Adıyaman İcra Dairesi’nin yetkili bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir.
Mahkemece öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik ileri sürülen itirazın incelenmesi yerinde ise de, İİK’nın 50. maddesi yollaması ile uyuşmazlığın çözümünde uygulanması gereken HUMK’nın 9 ve devamı maddeleri uyarınca değerlendirme yapılmaksızın karar verilmesi yerinde olmamıştır. Nitekim dosya içerisinde mevcut olup davacı tarafından dayanılmakla beraber mahkemece ibrazına imkân tanınmayan ve Dairemizin geri çevirme kararı ile getirtilen 24.03.2006 günlü sözleşmenin 8. maddesinde HUMK’nın 22. maddesine uygun şekilde yetki şartı kararlaştırılarak Ankara İcra Dairesi ve Mahkemelerinin bu sözleşmeden doğacak uyuşmazlıklarda yetkili kılındığı ifade edilmiştir. Ancak davalı yanca anılan sözleşmeyi davalı adına imzalayan kişinin şirketi temsile yetkili olmadığı ileri sürülmüş olmakla bu hususta taraflara delilleri ibraz ettirilerek yapılacak inceleme sonucu sözleşmenin her iki yanı da bağlayıcı olduğunun anlaşılması halinde işin esasına girilmesi, fakat gerçekten yetkisiz temsilci tarafından imzalandığının belirlenmesi halinde ise şimdiki gibi davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 27.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.