Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/3154 E. 2009/5455 K. 19.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3154
KARAR NO : 2009/5455
KARAR TARİHİ : 19.10.2009

Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, 01.05.2006 tarihli düzenleme şeklinde Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı arsa sahibi kendisine sözleşmeye aykırı şekilde kararlaştırılandan daha eksik alanda bağımsız bölüm teslim edildiğini ileri sürerek tazminat talep etmiş, davalı yüklenici davanın reddini savunmuş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 5. maddesinde, davacı arsa sahibine yapılacak binadan zemin kat güney-batı-doğu cepheli bir adet normal daire verileceği ve verilecek daire ile üst katlardaki diğer dairelerin genişliğinin aynı olacağı kararlaştırılmıştır. Mahkemece yargılama sırasında keşfen alınan bilirkişi raporunda dava konusu edilen dairenin bir üst kattaki normal daireye göre 5.45 m² daha küçük yapıldığı belirlenmiş ve bu sebeple davacının 2.480,00 TL zarara uğradığı hesaplanmıştır.
Arsa payı karşılığı sözleşmeler taraflarına karşılıklı olarak hak ve yükümlülükler öngören sözleşmelerdendir. Bu tür bir hukuki ilişkide, arsa sahibi kendisine ait arsayı veya arsa payını yükleniciye devretmeyi, yüklenici de devralacağı bu arsa karşılığında yapacağı inşaattan arsa sahibine bağımsız bölüm vermeyi taahhüt eder. Yani bahsedilen edimler karşılıklılık arzeder. Aksi takdirde sebepsiz zenginleşme halinin gerçekleşeceği tabiidir. Somut uyuşmazlıkta da davacı arsa sahibine devretmeyi taahhüt ettiği arsa payına karşılık, nitelikleri açıklanan bir bağımsız bölüm verileceği sözleşme ile ifade edilmiş olmakla, yüklenici ahde vefa kuralı gereğince edimini bu hükme uygun olarak yerine getirmek ve belirlenen ölçülerdeki daireyi arsa sahibine teslim etmek zorundadır. Aksi takdirde davacı arsa sahibinin zararlarını BK’nın 96. maddesi uyarınca gidermekle yükümlüdür. Yapılan yargılama sonucu davalının bahsi geçen edimini ihlal ettiği sabit olmakla bilirkişi raporunda hesaplanan bedele hükmedilmesi gerekirken mevcut uyuşmazlığın mahiyetine uygun düşmeyen bazı gerekçelerle yazılı şekilde red kararı verilmesi doğru olmamış, usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 19.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.