Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/3194 E. 2009/5457 K. 19.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3194
KARAR NO : 2009/5457
KARAR TARİHİ : 19.10.2009

Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan ve ödenmeyen iş bedelinin tahsili istemiyle girişilen ilâmsız icra takibine itiraz nedeniyle İİK’nın 67. maddesi uyarınca itirazın iptâli ve takibin devamı istemiyle açılmıştır. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı borçlu vekili, … 4. İcra Müdürlüğü’nün 2007/5936 Esas sayılı dosyasıyla yapılan takibe karşı süresinde borca ve icra dairesinin yetkisine itiraz ederek yetkili icra dairesinin, borçlu şirketin Anadolu Yakası İl Telekom Müdürlüğü’nün yerleşim yeri adresi olan …/… olduğunu ileri sürmüş, duran takip üzerine açılan bu davada da süresinde mahkemenin yetkisine itiraz ederek, yetkili mahkemenin, sözleşmenin ifa yeri ve davalı şirket merkezinin bulunduğu … olduğunu bildirmiştir.
Yargıtay’ın kararlılık kazanmış uygulamalarına göre icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş ise, itirazın iptâli davasında öncelikle, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın incelenip sonuçlandırılması gerekir. İtirazın iptâli davasının görülebilmesi usulüne uygun şekilde yapılmış geçerli bir takibin varlığına bağlıdır. Geçerli bir takibin bulunmadığı durumlarda itirazın iptâli davasının görülebilmesi mümkün değildir. Mahkemenin yapacağı inceleme sonucunda icra dairesi yetkili ise işin esasına girmesi, yetkili değilse ortada geçerli icra takibi bulunmadığından davayı reddetmesi gerekir (HGK’nın 20.03.2002 gün, 2002/13-241 E., 208 K.) 28.03.2001 gün, 2001/19-267 E., 2001/311 K. sayılı kararları).
İcra dairelerinin yetkisini düzenleyen İİK’nın 50/1. maddesi hükmüne göre, ilâmsız icra takiplerinde, HUMK’nın yetkiye ilişkin hükümleri kıyas yoluyla uygulanacaktır. Buna göre ilâmsız icrada genel yetkili icra dairesi borçlunun yerleşim yeri icra dairesidir (HUMK.madde 9). Bunun dışında akdin ifa olunacağı yer icra dairesi de özel olarak yetkilidir (HUMK. madde 10). Ayrıca taraflar yetki sözleşmesi ile yetkili olmayan bir icra dairesini de yetkili kılabilirler (HUMK. madde 22).
Somut olayda, davalı borçlu şirketin yerleşim yeri takip talebinde de belirtildiği gibi … olduğu, yine sözleşmenin icra edildiği yerinde … olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca yanlar arasında akdedilen 16 Mart 2001 günlü “Ölçü Aletleri Onarım Hizmetleri Sözleşmesinin” 13. maddesinde de, uyuşmazlıkların … Mahkemelerinde çözüleceği hükme bağlanmıştır. O halde yetkili icra dairesinin … İcra Müdürlüğü olup, eser sözleşmelerinde uygulama yeri olmayan BK’nın 73. maddesi uyarınca alacaklının yerleşim yeri olan … İcra Müdürlüğü’nü yetkili olarak kabule imkân yoktur. Davalı borçlu vekili, icra dosyasındaki itiraz dilekçesinde yetkili icra dairesi olarak … İcra Müdürlüğü’nü göstermişse de, itirazın iptâli davasında da yetki itirazında bulunduğu ve davalı şirket merkezinin yerleşim yeri itibariyle … İlinin yetkili olduğunu bildirdiğinden, borçlunun icra dairesinin yetkili olmadığına dair itirazının usul ve yasaya uygun olarak yapıldığı, itirazında farklı bir yeri gösterse dahi bununla bağlı olmadığı, itirazın iptâli davasında da, yasaya uygun olarak yetkili yeri bildirmiş olduğundan yetkili icra dairesinin … İcra Müdürlüğü olduğunun kabulü gerekir.
Bu durumda mahkemece takip yapılan icra dairesinin yetkili olmadığı, yetkili icra dairesinin … olduğu ve ortada geçerli bir icra takibinin bulunmadığı gözetilerek, itirazın iptâli davasının bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken olayda uygulama yeri bulunmayan BK’nın 73. maddesine dayanılarak yetki itirazının reddedilerek işin esası hakkında hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma gerekçesine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 19.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.