YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3430
KARAR NO : 2010/3644
KARAR TARİHİ : 24.06.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı-k.davacı … vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-k.davalı vekili Avukat … ile davalı-k.davacı vekili Avukat …. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Taraflar arasındaki uyuşmazlık 06.12.1996 tarihli inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanmıştır. Davacı inşaat işi nedeniyle kesin hesabın çıkartılmasını, akdin feshini ve düzenlenen protokoller uyarınca bedeli ödendiği halde yapılmayan işler karşılığı 5.100,00 TL’nin yükleniciden tahsilini talep etmiş, davalı yüklenici ise asıl davanın reddini istemekle beraber kesin hesaptan kaynaklanan alacağı olduğunu ileri sürerek birleşen ve ıslah yolu ile açtığı davada alacak talebinde bulunmuştur. Mahkemece yanlar arasında imzalanan 06.03.2004 ve 28.04.2004 tarihli belgelerin ibraname niteliğinde olduğu kabul edilerek taraflarca açılan davaların reddine karar verilmiş, karar davalı ve karşı davacı … vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkeme kararına dayanak yapılan 06.03.2004 tarihli tutanak yüklenici ile dava dışı kooperatif üyeleri arasında imzalanmış ve kooperatif genel kuruluna sunularak kabul edilmiştir. 28.04.2004 tarihli belgede ise kooperatif yetkilileri ile yüklenicinin imzası yer almakta olup bu tutanak ile belli dönemlerdeki alacak miktarı kesinleştirilmiş ve teminatların yükleniciye iade edileceği kabul edilmiş ise de, 3/f maddesinde kesin hesabın 3 ay içinde çıkarılacağı, yüklenicinin yapılacak kesintiye itiraz etmemesi kaydıyla çıkacak hesap sonucuna göre borcun ödeneceği kabul edilmiştir. Bu haliyle sözkonusu belgelerin kesin ibra niteliğinde bulunmadığı ortadadır. Esasen her iki taraf açılan davalarda kesin hesabın çıkarılmasını da istemiş olduklarından mahkemece protokoller ile kesinleşen hususlarda varsa tarafların kazanılmış hakları gözetilerek 18 nolu hakedişten sonra gerçekleştirilmiş imalât olup olmadığı veya bedeli ödendiği halde yüklenici tarafından yapılmayan imalâtın bulunup bulunmadığı incelenerek işin kesin hesabının çıkartılması gereklidir.
Öte yandan yüklenici tarafından açılan karşı davada teminat mektubu nedeniyle ödenen masraf ve faizin de tahsili istenmiştir. 28.04.2004 tarihli protokolde yüklenici tarafından verilen teminatların iade edileceği kabul edilmiştir. İade istemi ve masraf miktarı kooperatife gönderilen 13.10.2005 tarihli ihtarnamede dermeyan edilmiştir. Bu nedenle ihtarın iş sahibine tebliğ edildiği tarih dikkate alınarak bu tarih ile karşı davanın açıldığı tarih arasında ispatlanacak komisyon, faiz ve giderin davalı iş sahibinden tahsiline karar verilmelidir.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karşı davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı ve birleşen davanın davacısı … lehine BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalı-birleşen davacı Cavit …’a verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı-k.davacıya geri verilmesine, 24.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.