Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/3681 E. 2009/4721 K. 14.09.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3681
KARAR NO : 2009/4721
KARAR TARİHİ : 14.09.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Davada, davalılar … (Astaldi) ile … (K.G.M.) tarafından seçilen hakemlerin, hakem yargılamasında tek oy kullanmalarının tespiti ile üçüncü hakemin seçimi talep ve dava edilmiştir.
Mahkemece, daha önce açılan davada, her iki davalının tek bir hakem seçilmesi isteminin reddedildiği görüşü ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı … İnşaat Turizm Tic. A.Ş. (Bayındır) ve davalı … arasında kurulan ortaklık ile davalı … (K.G.M.) arasında imzalanan sözleşmenin 67.1 ve 67.2 maddelerinde yüklenici ortaklık ile işsahibi K.G.M. arasında çıkacak ihtilâfların hakemlerce çözümlenmesi kabul edilmiştir. Yine Bayındır ile Astaldi arasında imzalanan 03.08.1998 tarihli sözleşmenin 12. maddesinde de, ortaklar arasında çıkacak ihtilâfların hakemde çözüleceği kararlaştırılmıştır. Bu nedenle mahkemeye açılan davada, davanın hakemde görüleceğine dair varılan sonuç o aşamada doğru olmuştur.
Uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözüleceğine ilişkin kararın kesinleşmesi üzerine, taraflar hakemlerini belirlemiş, bu aşamada da, davacı taraf, davalıların tek hakem belirlemeleri ve tahkimde tek oy kullanmaları gerektiği hususunu dava konusu etmiş, mahkemece, davacının bildirimi üzerine davalılar süresinde usulen hakemlerini belirlemiş olduklarından dava reddedilerek kesinleşmiştir.
Taraflar arasında, yukarıda değinilen tahkim sözleşmelerinde hakem heyetinin üç üyeden teşekkül edeceği kararlaştırılmış, taraf hakemlerinin sayı olarak üç olması halinde dördüncü hakemin veya başhakemin nasıl tayin edileceğine dair bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Gelinen bu aşamada da taraflar dördüncü veya başka sayıda başhakem atanması konusunda yeni bir tahkim irade beyanında ittifak edememişlerdir (4686 Sayılı Kanun madde-7/concordat madde 11/4). Ayrıca tarafların belirlediği üç hakem biraraya gelerek, üçüncü hakemin-başhakemin seçilmesinin mümkün olmayacağını müzakere etmiş ve bu konuda 20.03.2008 tarihli tutanak düzenlemişlerdir.
Hakem sayısının belirlenmesinde taraf iradeleri esastır (4686 Sayılı Kanun madde 7/A/ Untıcral model Kanun madde 10.). Yine HUMK’nın 520. maddesindeki, “Hilâfına mukavelede sarahat olmadıkça hakemler üç kişi olmak üzere davayı rüyete salâhiyettar hakim tarafından intihap olunur..” hükmü gereğince, mahkemenin, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça üç kişiden fazla hakem tayin edemeyeceği de açıkça belirtilmiştir. Başka bir anlatımla, hakemlerin sayısı bakımından taraflara kanunen getirilen bir sınırlama bulunmamakla birlikte, mahkeme tarafından yapılacak tayinler tek sayıda yani bir ve en çok üç hakemle sınırlandırılmıştır. Bu itibârla mahkemenin taraf iradeleri dışına çıkarak üçten fazla olacak şekilde dördüncü veya daha çok sayıda taraf hakemi veya başhakem tayin etme yetkisi bulunmamaktadır.
Varılan bu aşamada belirtilen nedenlerle gerek tahkim sözleşmesinde dördüncü veya başka sayıda başhakem belirlenmesine ilişkin hüküm bulunmaması, gerek taraf hakemlerinin 20.03.2008 tarihli tutanakları, gerekse tarafların bu konuda mutabakata varamamaları sonucunda, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak ortaya çıkan imkânsızlık nedeniyle tahkim sözleşmesinin uygulanabilirliği kalmadığından, ihtilâfın bundan böyle mahkemede görülmesi gerekmekle, mahkemenin davanın reddine dair verdiği karar sonucu itibariyle doğru bulunmakla kararın değişik bu gerekçe ile onanması gerekmiştir (HUMK’nın 438/son madde).
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle sonucu itibariyle doğru bulunan kararın değişik bu gerekçe ile ONANMASINA, 14.09.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.