Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/3704 E. 2010/4676 K. 22.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3704
KARAR NO : 2010/4676
KARAR TARİHİ : 22.09.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat Zeliha Demiroğlu …. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, BK’nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup imalât, kâr kaybı ve cezai şart bedellerinin tahsili istenmiş, mahkemece verilen kâr kaybı ve cezai şart istemlerinin reddine, imalât bedeli alacağının kabulüne dair karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasında düzenlenen 18.11.1994 tarihli sözleşme ile Samsun, Atakent Yalı mevkiinde, 312 ada, 1-2-3 ve 6 numaralı parseller üzerinde 40 bağımsız bölümden oluşacak inşaatın Bayındırlık ve İskân Bakanlığı birim fiyatları esas alınarak hesaplanacak bedeli karşılığı yapılması kararlaştırılmış, bilahare düzenlenen 25.09.2003 günlü protokolle de bir takım ilave işlerin ve tadilâtların yapımı benimsenmiştir. Davacı şirket yüklenici; davalı kooperatif ise iş sahibidir.
Davalı iş sahibi 09.03.2006 tarihinde davacı yükleniciye gönderdiği ve 16.03.2006 günü tebliğ edilen fesih ihtarnamesi ile yanlar arasındaki akdî ilişkiye son vermiştir.
Davacı yüklenici açtığı bu dava ile mahkemece reddedilen diğer istemleri yanında fazlaya ilişkin haklarını da saklı tutarak ödenmeyen imalât bedeline karşılık 47.500,00 TL’nin tahsilini talep etmiştir.
Yargılama sırasında alınan ve hükme esas tutulan 13.11.2008 havale tarihli bilirkişi kurulu raporunda yüklenici tarafından gerçekleştirilen imalât bedeli sözleşmenin feshedildiği 2006 yılı birim fiyatları ile hesaplanmış, iş sahibi tarafından yapılan ödemeler de yine 2006 yılı katsayısı esas alınıp güncellenerek belirlenmiş ve sonuçta yüklenicinin imalât bedelinden kalan alacağının 502.741,29 TL olduğu bildirilmiş, mahkemece de bu hesaplama yöntemine itibar edilerek taleple bağlı kalınıp 47.500,00 TL’nin tahsili hüküm altına alınmış bulunmaktadır.
Ne var ki, mahkemece hükme esas alınan rapordaki bu hesaplama şekli taraflar arasında düzenlenen sözleşmede yazılı usul ve esaslara aykırıdır. Nitekim sözleşmenin 1. maddesinde işin Bayındırlık Birim Fiyatları ile yapılacağı ifade edildikten sonra 5. maddede iş programında gösterilen ödenek dilimlerinin her yılın Bayındırlık Birim Fiyatına göre aynen alınacağı belirtilmiş, 6. maddede ise Bayındırlık İmar ve İskân Bakanlığı’nın sözleşme tarihinden sonra inşaatlara yönelik çıkartabileceği her türlü kararnamenin her iki tarafça şimdiden kabul edilmiş sayılacağı yazılmıştır. Kısaca özetlenen bu hükümler ile sözleşmenin diğer hükümleri birlikte dikkate alındığında yapılan imalâtların bedelinin yapıldığı yılın Bayındırlık Birim Fiyatları üzerinden hesaplanacağı ve ödenmemiş imalât bedellerinin yine aynı esaslar dahilinde tesbit edileceğinin kararlaştırıldığı görülmektedir. Bu itibarla gerçekleştirilen imalât bedelinin tümünün 2006 yılı birim fiyatlarıyla hesaplanması yanlış olduğu gibi aynı şekilde iş sahibince yapılan ödemelerin katsayı uygulaması ile 2006 yılı değerlerine dönüştürülmesi de doğru olmamıştır.
Şu halde mahkemece yapılması gereken iş; dava konusu edilen imalât bedeli alacağının tesbiti için bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak veya yeni bir bilirkişi kurulu oluşturularak yüklenicinin yıllar itibariyle fiilen gerçekleştirdiği imalât miktarlarının belirlenmesi ve aynı yıla ait bayındırlık birim fiyatları üzerinden bedellerinin sözleşmedeki diğer hükümler de nazara alınarak hesaplatılması ve bulunacak bedelden güncelleme yoluna gidilmeyerek iş sahibince yıllara göre yapılan ödeme tutarlarının düşülmesi suretiyle varsa davacı alacağının bulunması, böylece kazanılmış haklar da gözetilerek bir hükme varılması olmalıdır.
Değinilen hususlar nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 22.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.