Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/3821 E. 2010/4685 K. 22.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3821
KARAR NO : 2010/4685
KARAR TARİHİ : 22.09.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –

Dava Sincan 1. Noterliği’nin 01.03.2002 gün ve 04943 yevmiye nolu, tapunun 45700 ada 8 sayılı parselindeki taşınmaz üzerinde inşaat yapım konusunda imzalanan sözleşmeden kaynaklanmış olup davacı arsa sahibi sözleşme ile kendisine verilmesi öngörülen zemin katta güney cepheye bakan dükkanın 90 metrekare brüt alanlı inşaası gerekirken 56 metrekare olarak yapıldığını ve çatı katında da sözleşme dışı yapılan yerde hakkı bulunduğunu ileri sürerek bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece hükme esas alınan bilirkişiler kurulu raporunda dükkanın 90 metrekare yerine 60 m2 olarak inşaa edildiği kabul edilerek eksik alanının bedeli hesaplanmıştır. Aynı raporda inşaatın yapı ruhsatı ve projesine uygun gerçekleştirildiği belirtilmiştir. Oysa dosyada mevcut yapı ruhsatında dükkanın alanı 79 metrekare olarak gösterilmiştir. Bilirkişi raporundaki bu çelişkinin sebebi de açıklanmış değildir. Bu nedenle mahkemece bilirkişilerden ek rapor alınarak ve gerektiğinde keşif yapılmak suretiyle dükkanın gerçek brüt alanının eklentiler katılmadan saptanması ve alan eksikliğine ilişkin talebin buna göre değerlendirilmesi gerekir.
Öte yandan mahkemece hüküm altına alınan alacağa 26.11.2004 tarihli ihtarname dikkate alınarak faiz yürütülmüş ise de bu ihtarnamede alacak miktarı belirtilip talep edilmediğinden temerrüde esas alınması doğru olmamıştır. Mahkemece asıl davada istenen miktar için asıl dava, ıslah edilen miktar için de ıslah harcının yatırıldığı tarihten itibaren faiz uygulanmalıdır.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan sebeplerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince kabulüyle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 22.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.