Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/3937 E. 2010/964 K. 19.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3937
KARAR NO : 2010/964
KARAR TARİHİ : 19.02.2010

Davacı …Ş. ile davalı TC … arasındaki davadan dolayı Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 03.10.2007 gün ve 2003/554-2007/364 sayılı hükmü bozan Dairemizin 23.03.2009 gün ve 2008/918-2009/1649 sayılı ilamı aleyhinde taraf vekillerince karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava borçlu olmadığının tesbiti ve alacak istemleriyle açılmış, mahkemece borçlu olmadığının tesbiti isteminin kabulüne, alacak isteminin kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine Daire’mizce verilen 23.03.2009 gün, 2008/918 Esas, 2009/1649 Karar sayılı bozma ilâmına karşı taraf vekillerince yasal süresi içinde karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Mahkemece hükme esas alınan 30.04.2007 tarihli ek bilirkişi raporunda yüklenici şirketin davalı idareden 99.526,07 TL alacaklı olduğu belirtilmiş, rapora ekli tabloda alacağın kaynağı ve hesaplanma şekli gösterilmiştir. Ek bilirkişi raporunun “Sonuç ve Kanaat” kısmının 1. bendinde “Taahhüt konusu iş nedeniyle davacı yüklenicinin davalı idareye 49.056,40 TL borçlu olmadığı”, 2. bendinde ise “davacı yanın 99.526,07 TL – 49.056,40 TL=50.469,67 TL tutarında alacaklı olduğu” yazılmıştır. Bilirkişi raporunun 1. bendinde yüklenicinin idareye 49.056,40 TL borçlu olmadığı belirtildikten sonra, idareye borçlu olunmadığı saptanan bu miktarın rapor eki tabloda yüklenici alacağı olarak gösterilen 99.526,07 TL’den mahsup edilerek yüklenicinin alacağının hesaplanmasının çelişki oluşturduğu açıktır.
Mahkemece çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir (HUMK md.275). Bilirkişi raporunun gerekçeli, çelişkiden uzak ve Yargıtay denetimine olanak sağlayacak derecede de açık olması gerekir. Hakim bilirkişi raporunda noksan veya müphem gördüğü hususların tamamlanması veya açıklanması için kendiliğinden bilirkişiye sorular sorabilir (HUMK md.283/I). Hakikatın tezahürü için lüzum görürse tahkikat hakimi veya esas davayı rüyet edecek mahkeme evvelki veya yeniden intihap edeceği ehlivukuf vasıtasıyla tekrar tetkikat icra ettirebilir (HUMK md. 284).
Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporundaki çelişki dikkate alınarak yukarıdaki usul hükümleri uyarınca bilirkişilerden ek rapor alınmasında zorunluluk vardır. O halde, mahkemece, bilirkişilerden Yargıtay denetimine elverişli açıklayıcı ek rapor alınarak, bilirkişilerin, 30.04.2007 tarihli raporlarında yüklenicinin idareye borçlu olmadıklarını belirttikleri 49.056,40 TL’nin, yüklenicinin idareden olan alacağından mahsup edilmesi nedeniyle oluşan çelişkinin giderilmesi ve oluşacak sonuca göre davacı yüklenicinin harcını yatırarak talep ettiği alacak istemi ile ilgili olarak bir karar verilmesi gerekir. Yetersiz ve çelişkili bilirkişi raporuyla hüküm verilmesi doğru olmamıştır. Yerel mahkeme kararının bu sebeplerle bozulması gerekirken yazılı şekilde bozulduğu bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından tarafların karar düzeltme istemlerinin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle tarafların karar düzeltme istemlerinin kabulüne, Daire’mizin 23.03.2009 gün 2009/948 Esas, 2009/1649 Karar sayılı bozma ilâmının kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının değişik bu gerekçe ile taraflar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz ve karar düzeltme peşin harcının istek halinde karar düzeltme isteyen davacıya geri verilmesine, 19.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.