Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/3963 E. 2009/6143 K. 13.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3963
KARAR NO : 2009/6143
KARAR TARİHİ : 13.11.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … …. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Davacı taşeron tarafından yüklenici aleyhine açılan davada 09.06.2000 tarihli taşeron sözleşmesi uyarınca yapılan işten bakiye alacak ve KDV talep edilmiş, mahkemece verilen ilk karar davalı temyizi üzerine Dairemizin 17.10.2007 günlü ilâmıyla bozulmuş, taraf vekillerinin karar düzeltme istemleri ise 17.04.2008 gününde reddedilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüyle davacı taşeronun fatura bedelinden doğan alacağı 158.929 ABD doları ile, KDV alacağı 40.484,80 TL’nin 12.05.2003 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline, fatura edilmemiş alacağına karşılık ise 11.650 ABD dolarının da 12.05.2003 tarihinden itibaren T.C. Merkez Bankası’nın kısa vadeli krediler için uygulanan avans faiziyle tahsiline, davalı tarafın ödemiş olduğunu iddia ettiği sigorta primleriyle ilgili dava açma hakkının saklı tutulmasına karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece davacının yabancı para üzerinden hüküm altına alınan alacaklarına temerrüt tarihinden itibaren T.C. Merkez Bankası’nın kısa vadeli krediler için uyguladığı avans faizi yürütülmüştür. Dairemizin 17.10.2007 günlü bozma kararına karşı taraf vekillerin karar düzeltme isteğinde bulunduklarından karar düzeltme taleplerinin reddine dair 17.04.2008 günlü ilâmda değinildiği üzere yabancı para alacağına 3095 Sayılı Kanunun değişik 4/a maddesinde belirtilen Devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre faiz yürütülmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde T.C. Merkez Bankası’nın kısa vadeli krediler için uyguladığı avans faizinin yürütülmüş olması doğru görülmemiş, karar bu yönden bozmayı gerektirmiştir.
3-Dairemizin bozma kararında, davalının davacı adına SSK’ya olan bir kısım prim borçlarını ödediğini ve bunların hesaplamaya dahil edilmesi gerektiğini ileri sürdüğü bu nedenle ödemelerle ilgili araştırma yapılıp davacı alacağından mahsubu gerektiğine değinilmiş, bozmadan sonra bu yolda yapılan inceleme sonucu dosyaya giren Iğdır SGK İl Müdürlüğü’nün 10.03.2009 gün ve 3.552.565 sayılı cevabi yazısı içeriğinden davalı yüklenicinin müdürlük nezdindeki dört adet dosyadan her birinden ayrı ayrı olmak üzere işçilik bildirimi yapılmış olup, gecikme zammı ile birlikte toplam 1.625,12 TL prim ödendiği belirtildiğinden bu miktarın davacı taşeronun (TL) cinsinden olan alacağından mahsubu gerekirken bozmaya uyulduğu halde bozma gereği yerine getirilmeyerek davalı tarafın sigorta primleri ile ilgili olarak ayrıca dava açma hakkının saklı tutulmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bendde yazılı nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci ve üçüncü bentlerde yazılı nedenlerle kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 625,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 13.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.