YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4
KARAR NO : 2009/1800
KARAR TARİHİ : 27.03.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, İcra ve İflas Kanunu’nun 72. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 409. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ve karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekilince, mahkemeye mazeret bildirimi 05.02.2008 tarihinde yapılmış ve aynı tarihli oturumda mahkemece, davacı vekilinin mazeretinin kabulü ile duruşma gününün kendisine bildirilmesine karar verilmiştir. Ancak, tebliğ giderinin davacı tarafça karşılanmamış olması sebebiyle belirlenen sonraki oturum gün ve saati davacı vekiline bildirilmeden, 13.05.2008 tarihli oturumda, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 409/I. maddesi hükmü gereğince, dava dosyası işlemden kaldırılmış ve aynı maddenin üçüncü fıkrası hükmü uyarınca da davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, davacı vekilinin mazeretinin kabulü halinde kendisine duruşma gün ve saatinin bildirilebilmesi için tebliğ giderini karşılamasını araması, aksi halde mazeretin kabul edilmemesi gerekirdi. Yukarıda da açıklandığı üzere, davacı tarafça tebliğ gideri karşılanmadığı halde davacı vekilinin mazeretinin kabulüne ve duruşma gün ve saatinin kendisine tebliğine karar verilmiş olduğu halde, gerekli tebliğ işlemi yapılmadan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu halde, taraflarca karşılanmayan tebliğ giderinin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 415. maddesi hükmüne göre tebliğ giderinin ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine’den karşılanarak, mazeretin kabul edildiği, duruşma gün ve saatini bildirir şekilde tebliği gerekir. Çünkü, davanın niteliği ve mahkemenin türüne göre, bir yargısal işlem, ancak ya tefhim, ya da tebliğ ile geçerlilik kazanır. Somut olayda da, mahkemenin yargısal işlemi tebliğ ile geçerlilik kazanır. Bu hukuksal sebeplerle, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamış ve öte yandan da Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 73. maddesi hükmü mahkemece ihlâl edilmiştir.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davacı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 27.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.