Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/4027 E. 2009/6249 K. 19.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4027
KARAR NO : 2009/6249
KARAR TARİHİ : 19.11.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm duruşmalı olarak temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ve Av. …. ile davalı vekili Avukat … …. Davacının temyiz dilekçesinin süresi dışında, davalının temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, alacak istemiyle açılmış, mahkemece ıslahta dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Yüklenici şirket vekili 16.06.2008 havale tarihli dilekçesiyle mahkeme kararını faizin başlangıç tarihi yönünden temyiz etmiş ise de, temyiz dilekçesinin harçlandırılmadığı, temyiz defterine kaydının yaptırılmadığı, bu şekilde temyiz süresinin geçirildiği anlaşıldığından, yüklenici şirketin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davalı iş sahibinin temyiz itirazlarına gelince;
a-Taraflar arasındaki 29.05.1995 tarihli sözleşmenin 3. maddesinin 7. bendinde Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi sözleşme eki olarak kabul edilmiştir. Sözleşme eki olan Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesinin 39. maddesinde geçici hakedişlere, 40. maddesinde ise kesin hakedişlere itiraz şekilleri gösterilmiştir. Şartnamenin 39. maddesine göre geçici hakedişlere itirazın, idareye verilen “…tarihli dilekçemde yazılı ihtirazi kayıtla…” cümlesinin hakediş altına yazılması ve dilekçenin de bir örneğinin hakedişe eklenmesi suretiyle yapılması gerekir. Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesinin 40. maddesinde itiraz şekli konusunda 39. maddeye atıfta bulunulduğundan, kesin hakedişe yapılan itirazda da aynı kural geçirlidir. Hakedişlere Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi hükümlerine uygun şekildeitiraz edilip edilmediğinin mahkemece resen dikkate alınıp incelenmesi zorunludur. Dosyada bulunan 46 numaralı ara hakedişe yüklenici şirket tarafından ihtirazi kayıt konulmadığı, 47 numaralı hakediş usulüne uygun şekilde itiraz edildiği anlaşılmıştır. Kesin hakedişi ise yüklenici şirketin “ihtiraz kaydıyla” ibaresini yazmak suretiyle imzalandığı, idareye verilmesi zorunlu olan dilekçeden ve dilekçenin bir örneğinin eklendiğinden sözedilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda yüklenici şirket tarafından kesin hakedişe Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi’nin 40. maddesine uygun şekilde itiraz edilmediğinden kesin hakediş itirazsız olarak kesinleşmiştir. Mahkemece bu husus dikkate alınmadan hakedişe giren tüm işler yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü doğrultusunda hüküm kurulması doğru olmamıştır.
b-Röpriz ve zayiat nedenlerine dayalı alacak kalemleri hakedişlerde yer almamıştır. Yüklenici şirket temsilcisi davalı idareye verdiği 26.10.2005 tarihli dilekçesinde röprize ilişkin B-15.041 pozunun uygulanmasını istemediklerini bildirmiştir. Bu beyan yüklenici şirketi bağlayıcı niteliktedir. Zayiat kalemi de röprize bağlı istek konumundadır. Yüklenici şirketin dava dilekçesinde röprize ilişkin B-15.040 pozuna yönelik bir istemi yer almamaktadır. Bu durumda bu konulara ilişkin alacak istemlerinin de reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü doğrultusunda karar verilmesi de hatalı olmuştur.
Davacı yüklenici şirket vekili dava dilekçesinde istek kalemleri yönünden alacak miktarlarını ayrı ayrı açıkladığına ve fazla haklarını saklı tutarak 10.000,00 TL istekte bulunduğuna göre, mahkemece karar altına alınan alacak miktarının dava dilekçesinde her kalem için açıklanan alacak miktarını aşamayacağı dikkate alınmasızın bazı kalemler yönünden dava dilekçesinde belirtilen miktarlar aşılarak ve dava dilekçesinde KDV isteği olmadığı halde KDV eklenmek suretiyle hüküm kurulması da kabul şekline göre bozma nedenidir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bendde yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin reddine, 2. bent uyarınca hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 625,00 TL vekâlet ücretinin yüklenici şirketten alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalı iş sahibine verilmesine, 19.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.