YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4555
KARAR NO : 2010/3493
KARAR TARİHİ : 21.06.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 17.07.2000 tarihli kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesi ve davalı …’ce verilen taahhütnameye dayanılarak açılmış olup davacı arsa sahibi, sözleşme uyarınca kendisine teslimi gereken dükkanın tapu kaydının iptâliyle adına tescilini, olmadığı takdirde bedelinin tahsilini, taahhütnamede kararlaştırılan cezai şart alacağının ve kira bedelinin ödetilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece; davalı … hakkında açılan davanın husumetten reddine, 30.000,00 TL dükkan bedeli ile 715,00 TL kira alacağının davalı …’den tahsiline, diğer taleplerin reddine dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Yanlar arasında imzalanan sözleşmede inşaatın ruhsat alınmasından itibaren iki yıl içinde tamamlanacağı kabul edilmiştir. İnşaat ruhsatı 26.06.2003 tarihinde alınmış ve iki yıllık inşaat süresi belirtilen tarihte başlamıştır. Her ne kadar dava tarihine kadar ruhsatsız olarak inşaatın bir bölümünün yapıldığı anlaşılmakta ise de yükleniciden ruhsat alınmadan önce inşaata başlaması istenemeyeceğinden ve davanın açıldığı tarih itibariyle inşaat süresi dolmadığından davalıların temerrüdü oluşmamıştır. Ruhsatın alınmasındaki gecikmenin ise; davacıya ait arsanın dava dışı Zeki’nin malik olduğu arsa ile tevhit olunması ve inşaat yapılacak arsanın sit alanında kalması sebebiyle tevhit ve ruhsat alım işlerinin geç yapılmasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davanın açıldığı tarihte temerrüt oluşmadığından temerrüt gerçekleşip, şartları oluştuğunda yeniden dava açma hakkı saklı kalmak üzere bu aşamada açılan davanın reddi yerine yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmemiştir.
Kabule göre ise; davalı …’e inşaat sözleşmesi uyarınca husumet düştüğü halde hakkındaki davanın husumet yönünden reddedilmesi, bilirkişi raporunda davacıya verilecek en yakın bölümün 4 nolu dükkan olduğu belirtildiği halde tapu iptâl ve tescil isteminin kabulü yerine bedele hükmedilmesi, iptâli istenen tapuda davalılar dışında …’un 571 ada 38 nolu parselin hissedarı olduğu halde bu kişiyi davaya katılmadan davanın yürütülmesi de doğru olmamıştır.
Mahkemece bu hususlar gözetilmeden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 21.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.